Şişmanlık genetikmi?

Üzerinde uzun zamandır araÅŸtırmalar yapılan konuya ÅŸimdi yeni bir boyut eklendi. İsveçli uzmanlara göre, ÅŸiÅŸmanlık babadan çocuÄŸa geçiyormuÅŸ. Türkiye’deki uzmanlara göre ise ÅŸiÅŸmanlığın tek bir sebebi yok.
ÅžiÅŸmanlık modern çağın önemli bir hastalığı. En son İsveç’te gerçekleÅŸtirilen bir araÅŸtırma, yine bizi bu konuyu açmaya itti. Malum, Amerika kıtasından tutun Avrupa’ya dünya ÅŸiÅŸmanlığın sebeplerini konuÅŸuyor; bilim adamları, her geçen gün obezitenin nedenlerine bir yenisini ekliyor. Kimi bu hastalığın genetik oluÄŸunu söylüyor kimi çevresel etkenlere baÄŸlıyor. ‘Peki, kimin dediÄŸi doÄŸru?’ Beslenme, metabolizma hatta obezite uzmanları bile bu sorunun cevabını tam veremezken, kafaların karışmaması mümkün deÄŸil. Lakin son yıllarda hayat standartlarımızın, çok yemesek bile obezite riski oluÅŸturması bu mevzuda zihnimizi oldukça meÅŸgul ediyor. Düzensiz ve saÄŸlıksız beslenme, internet ve televizyonun başında fazla vakit harcama, obezitenin günümüzdeki nedenleri arasında gösterilirken ÅŸimdi de Avrupalı bilim adamları ‘ÅŸiÅŸmanlık, babadan çocuÄŸa geçiyor’ diyor.
İsveç Umeo Üniversitesi’nde yapılan araÅŸtırmada, doÄŸumundan 4 yaşına kadar 130 çocuÄŸun kilolarına etki eden faktörler doktorlar tarafından takip edilmiÅŸ. AraÅŸtırmada, anne ve babaların çocukların ÅŸiÅŸman olmalarına etkisi araÅŸtırılmış. Sonuçta anne de baba da, bu konuda çocukları üzerinde etkili. Ama ÅŸiÅŸmanlık konusunda çocuklar üzerinde babanın etkisinin anneye göre daha yüksek olduÄŸu gözlenmiÅŸ. Bu araÅŸtırmaya dayanarak konuÅŸan Prof. Olle Hernell, çocukların ÅŸiÅŸman ya da normal kilolu olma ihtimalinin, anneden ziyade babanın kilosuna baÄŸlı olduÄŸunu söylüyor.
Aslında bu araÅŸtırmanın sonuçları herkesi çevresine bu açıdan bakmaya itiyor. Aslında annesi ya da babası ÅŸiÅŸman olan bir çocuÄŸa hep, ‘çok yeme, yakında annene benzeyeceksin ya da babanı görüyor musun, bak senin geleceÄŸin’ diye bu durum ifade edilir. Ekranlarda gördüğümüz kimi örnekler bu araÅŸtırmanın sonuçları doÄŸrular nitelikte. Türk sinemasının tonton aşçısı rahmetli Necdet Tosun’a bir bakalım mesela. Hemen hemen birçok filmde mutfakta, önlük ve kepçe ile karşımıza çıkan oyuncunun iki oÄŸlu da kendisi gibi ÅŸiÅŸman. Biri, Bir Demet Tiyatro’nun ‘Tombalak’ı rahmetli Gürdal Tosun, diÄŸeri ‘Yarım Elma’ dizisinin ‘Kıroyum amma para bende.’ diyen oyuncusu Erdal Tosun.
Genetik olmaktan çok beslenmeyle ilgili
Babası gibi kilolu olan baÅŸka bir tiyatrocu ise ÅŸu sıralar izlemekten oldukça zevk aldığınız “Çok Güzel Hareketler”in genç oyuncusu Pelin Öztekin. Bu yüzden ‘ÅžiÅŸmanlık babadan çocuÄŸa geçen kalıtsal bir hastalık mı?’ diye Türkiye’deki uzmanlara sorduk. BirçoÄŸu bunun genetik olmaktan çok çevresel etkilere, ailenin beslenme ÅŸartlarına ve yaÅŸam ÅŸartlarına baÄŸlı olduÄŸunu söylüyor. Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden ‘Diyetetik’ Anabilim Dalı BaÅŸkanı Prof. Dr. Gülden Köksal, “Anne-babanın ÅŸiÅŸmanlığı çocuÄŸu da etkiliyor. Fakat bu, genetik olmaktan çok ailenin evdeki beslenme alışkanlığıyla ilgili.” diyor. Çocuk endokrinolojisi uzmanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz ise ÅŸiÅŸmanlığın sebeplerinin bir etkiyle sınırlandırılamayacağını söylüyor. Daha çok ailenin yemek yeme alışkanlığı yle ilgili olduÄŸunu, erken yaÅŸlarda saÄŸlıklı bir beslenme ile kilo alma riskinin önlenebileceÄŸini ifade ediyor. “Genetik faktörler de tamamen yok sayılamaz, mesela iÅŸtah, vücuttaki yaÄŸ oranı genetiktir. Bunlar kilo alma riskinin olduÄŸunu gösteriyor.” diye konuÅŸuyor. Metabolizma uzmanı Doç. Dr. Selçuk Can da, “Kas, yaÄŸ ve kemik genetiktir. İnce kemikli bir babanın çocuÄŸu da ince kemikli olur, ÅŸiÅŸman olma riski de buna benzer faktörler ile kalıtsal özellik taşıyabiliyor.” diyor. Uzmanların ortak noktaları ise anne ve babası kilolu olan çocukların ÅŸiÅŸman olma riskinin yüzde 25 daha fazla olduÄŸu. Onlara göre ÅŸiÅŸmanlık bütün faktörlere raÄŸmen önlenebilir bir hastalık. Bunun için geliÅŸme çağında beslenmeye dikkat etmek ve hareketli iÅŸlerle meÅŸgul olmak gerekiyor.
Anne-babası kilolu olan çocuk, daha çok risk taşıyor
Prof. Dr. Metin Özata (Endokrin uzmanı): Vücut ağırlığındaki yüzde 30-70 arasındaki deÄŸiÅŸiklikler genetik faktörlere baÄŸlı. Obezite de multifaktöryel bir hastalık olup hem genetik hem de çevresel etkiler nedeniyle oluÅŸur. Anne-babası obez olan çocukların yüzde 25′i obezdir. Yüzde 25-35 obez olgunun ise ailesi normaldir. Obez bir kiÅŸinin çocuklarının obez olma ihtimali obez olmayan bir kiÅŸiye göre 2-3 kat daha fazladır. Ama bu, sadece genetik faktörlere ya da sadece kilonun babadan geldiÄŸi anlamına gelmez. Troit vb. hastalıkları olanlarda kilo problemi görülebiliyor.
Beslenme alışkanlıkları ile kilo alma riski önlenebilir
Prof. Dr. Gülden Köksal (Diyetetik uzmanı): Çevredeki psikososyal durum, besin kalitesizliği şişmanlığı tetikleyici bir unsurdur. Ailesinde kilolu olanlarda bu faktörleri kontrol altına alırsa kilo alma riski korkutucu bir hal olmaktan çıkar. Babası kilolu olan bir çocuk da şişman olacak diye bir kaide yok. Bu, tamamen babasının yeme alışkanlığını kapan çocuklarda görülen bir durum. Yani sağlıklı beslenme ile risk taşısa bile engellenebilir.



Yorumlar
Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!