Biber hapıyla hızlı zayıflama

Yazan: admin 29 Aralık 2009  
Kategori: Diyet

ABD Oklahoma Üniversitesi uzmanlarınca geliştirilen ve içeriğinde acı biber bulunan bir hap, hızlı kilo vermeyi sağlıyor.

Zayıflama hapı, dün İngiltere’de de piyasaya çıktı. İlacın Hollywood yıldızları Jennifer Lopez, Brad Pitt ve Britney Spears tarafından da kullanıldığı belirtildi.

Zayıflama hapı, 80 dakika yürüyüş ya da 25 dakikalık jogging sırasında harcanan kalori miktarı kadar kalori yaktırıyor.

Bir kutu içinde 30 tablet bulunan ve aylık tüketilebilen ilacın fiyatı ise 30 sterlin (yaklaşık 75 TL). Uzmanlar kırmızı acı biberin beslenmede yerinin bulunması gerektiğini, acı biber tüketiminin kilo almayı önleyebildiğini açıkladı.

Yılbaşı diyeti

Yazan: admin 28 Aralık 2009  
Kategori: Diyet

Daha enerjik, daha mutlu, daha heyecanlı olmanızı sağlayacak; yorgunluğa, bezginliğe, çekingenliğe ve sinirliğe karşı hangi yiyecekleri beslenme planınıza dahil etmeniz gerektiğini uzman diyetisyen Selahattin Dönmez açıklıyor…

DAHA ENERJİK OLMAK İÇİN

Portakal, elma, soya sütü, yoğurt
Yavaş sindirilen bu karbonhidratlar, bu özelliklerinden dolayı vücut için daha uzun süreli besin kaynağıdırlar.

Ayçekirdeği
İçeriğindeki magnezyum sayesinde kas ve sinirlerin normal fonksiyonlarını yerine getirebilmelerini sağlar, kalp ritmini düzenler, kemikleri güçlendirir. Bir avuç ayçekirdeği, günlük magnezyum gereksiniminin yarısını sağlar.

Ton balığı
İçeriğindeki protein sayesinde kasların yenilenmesini sağlayan ton balığı, egzersiz sonrası için iyi bir seçimdir.

DAHA MUTLU OLMAK İÇİN

Somon balığı
Somon veya benzeri soğuk su balıkları, ruh halini iyileştiren B12 vitamini ile depresyonu önlemede yardımcı olan omega-3 yağ asidi içerir. Omega-3, serotonin düzeyini yükseltir. Serotonin ruh halini iyileştirir ve rahatsızlık hissini azaltır.

Muz
Serotonin düzeyi üzerinde etkili olan B6 vitamini içerir. Düzenli olarak alkol tüketiyor veya doğum kontrol hapları alıyorsanız, vücudunuzun B6 vitamininin azalabileceğini unutmayın.

Tavuk ciğeri
Beynin “iyi hissetme” nörotransmitter’lerinin üretiminde destekleyici olan folik asit açısından oldukça zengin bir besindir.

DAHA HEYCANLI OLMAK İÇİN

Fındık
L-arginin adı verilen aminoasitler açısından zengin olan fındık ve susam (genital bölge de dahil olmak üzere) tüm vücutta kan dolaşımını hızlandırır. Yumurta ve ette de az miktarda L-arginin bulunur.

Çikolata
İçeriğindeki şeker, nörotransmitter serotonin salgılanmasını, yağ ve feniletilamin ise endorfin salgılanmasını tetikler. Bu kombinasyon, optimal beyin mutluluğu adı verilen bir etkiye neden olur. Çikolatadaki kafein de geçici bir canlandırıcı, uyarıcı etki yapar. Tüm bunlar sonucunda da rahatlama ve zindelik hissine neden olur.

YOĞUNLUĞA KARŞI

C vitamini yönünden zengin taze meyve ve sebzeler oldukça yararlıdır. Kivi, portakal, çilek, kuşburnu, yeşil biber, havuç gibi sebze ve meyveleri tüketmek gerekir. Vitamin kayıplarını önlemek için taze olmaları önemlidir.

BEZGİNLİĞE KARŞI

İçeriğindeki triptofan adlı aminoaside bağlı olarak bu dönemde özellikle kalsiyum açısından zengin süt, yoğurt ve peynir gibi protein kaynaklı besinlerin tüketimini artırmak, daha enerjik hissetmenizi sağlar. Bu dönemde C vitamini ihtiyacı da artacağı için taze sebze ve meyve de tüketmek önemlidir. Bir bardak süt, meyveli yoğurt veya bir kase sütlü tatlı gibi bir alternatifi ara öğünlerinizde tüketerek bezginlik duygusunun azalmasını sağlayabilirsiniz.

ÇEKİNGENLİĞE KARŞI

İçeriğindeki fosfor mineralinin etkisinden yararlanmak için bol miktarda, örneğin haftada 2-3 kez taze balık tüketmelisiniz. Bunun yanında kuru baklagil (fasulye, nohut, mercimek…) yemekleri ve tam buğday içeriğiyle bulgur tüketimini artırarak yaşadığınız çekingenlik duygusundan kurtulabilir ve kendinize olan güvenin arttığını görebilirsiniz.

SİNİRLİLİĞE KARŞI

Kafein, vücutta serotonin hormonunu etkilediğinden, öfkeli olduğunuz dönemlerde daha az kahve içmeye çalışın. Ayrıca kırmızı et tüketimini azaltıp fındık, fıstık, ceviz gibi yağlı tohum tüketimini artırırsanız, giderek sakinleşirsiniz.

Kaynak:Superonline.com

Öksürüğe ne iyi gelir

Yazan: admin 24 Aralık 2009  
Kategori: Sağlık

Dengeli beslenme ve vücut direncinin artması için mutlaka süt içmelisiniz.

Sütün büyüme ve gelişim için gerekli olan besin öğelerinin tamamına yakınını içerdiğini belirten Dr. Hüsnü Yeşil vücut direncinin azaldığı soğuk günlerde çocukların günde 1 bardak, yetişkinlerin ise 2 bardak ılık süt içmeleri halinde birçok hastalıktan korunacağını dile getirdi.

Bir bardak sütte B12 vitamininin yüzde 98′ini, fosforun yüzde 55′ini, kalsiyumun yüzde 52′sini, B2 vitamininin yüzde 44′ünü karşıladığını kaydeden Yeşil, “Bu çok değerli besinden çocuklarımızı mahrum etmemeliyiz. Yaz aylarında çocuklar dondurma gibi besinlerle sütten faydalanıyor.

Ancak kış aylarında dondurma tüketimi azalıyor. Bu bakımdan özellikle bu soğuk kış günlerinde çocuklarımızın iyi ve dengeli beslenmesi ve vücut direncinin artması için mutlaka süt içirmeliyiz. Ilık bir bardak süt çocuğumuzun besin ihtiyacının neredeyse yarısını karşılıyor. Sade sütü sevmeyen çocukların süt içmesini özendirmek için kakao ve çikolota katılabilir” dedi.

Kışın çocukların kolaylıkla hastalandığını ve öksürüğün yaygın görüldüğünün altını çizen Yeşil, 1 bardak süte 1 tatlı kaşığı bal katılarak verilmesinin öksürüğe çok iyi geldiğini kaydetti. Yatmadan önce verilen ılık ballı sütün öksürüğü kestiği gibi çocukların daha iyi uyumalarını sağlayacağını ifade etti.

30 saniyede domuz gribi virüsünü yok eden maske

Yazan: admin 21 Aralık 2009  
Kategori: Sağlık

maske

Honkong merkezli bir bioteknoloji firması olan Filligent’in yıllar süren çalışmaları sonucunda piyasaya sürdüğü bakteri ve virüsleri kısa sürede yok eden, kendi kendini temizleyerek gün boyu etkisini sürdüren antimikrobiyal maske Biomask, Türkiye’de Genesis Medikal tarafından satışa sunuldu.

Osmaniye’de kurulu Genesis Medikal firmasının Genel Müdürü Hakan Baykal, Türkiye çapında satışını yaptıkları Biomask’ın piyasadaki sıradan ürünlerle kıyaslanamayacak derecede etkili ve uzun ömürlü olduğunu söyledi. Baykal’ın verdiği bilgiye göre, Biomask’ın en önemli özelliği birçok bakteri ve virüsü maske yüzeyine temasından çok kısa süre sonra yok etmesi. Kendi kendini temizleyen ürün, etkisini gün boyu sürdürerek kullanıcılarının vazgeçilmez koruyucusu oluyor.

Ürünlerinin antimikrobiyal katmanda bulunan çinko ve bakır iyonları ve patentli materyali ile çok hızlı ve uzun süreli koruma sağladığını vurgulayan Genesis Medikal Genel Müdürü Hakan Baykal, “Örneğin son günlerde ismini sıkça duyduğumuz İnfluenza A yani H1N1 virüsünü 30 saniye gibi bir sürede tamamıyla yok etmekte ve gün boyunca da yüzeyine temas eden bu virüsü aynı şekilde yok etmeye devam etmektedir. Bunun en büyük faydası hem sağlık kurumlarında hem insanların bireysel kullanımı sırasında maske yüzeyindeki mikropların maske çıkarılırken veya farklı şekillerde maske ile temas sonucunda bulaşma riskini ortadan kaldırmasıdır.

Kısacası Biomask üzerinde virüs barındırmadığı için piyasada bulunan en güvenli maskelerden biridir. Sadece filtre ederek virüslerden ve bakterilerden korumayıp aynı zamanda onları tamamen yok ederek güvenli bir maske kullanımı sağlamaktadır. Bu özelliğin bir faydası da hasta kişilerin bu maskeyi kullanarak virüsleri etrafa yayma ve diğer kişilerin hasta olma riskini ortadan kaldırmasıdır. Biomask ile ilgili ayrıntılı bilgi genesismedikal.net isimli web sitemizden alınabilir” diye konuştu.

Biomask’ın çeşitli bakteri ve virüsler üzerindeki yok etme gücünün Amerika’nın ünlü Nelson labaratuarlarında yapılan testlerle kanıtlandığını da kaydeden Baykal, yaklaşık 6 ay önce Avrupa’da satışa sunulan ve büyük ilgi gören CE belgeli bu ürünü Genesis Medikal olarak Türkiye’ye getirerek satışa sunmaktan mutlu olduklarını da sözlerine ekledi.

Kaynak: İHA

Bıldırcın yumurtasının faydaları

Yazan: admin 16 Aralık 2009  
Kategori: Sağlıklı beslenme

Bıldırcın yumurtası

Son yılların gözde yiyeceklerinin başında hiç şüphesizki bıldırcın yumurtası gelmektedir. Çocuk Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nedim Samancı, bıldırcın yumurtasının faydalarını anlatıyor.

Bıldırcın yumurtası fosfor ve protein deposudur.Normal yumurtadan 5 kat fazla fosfor, 8 kat daha fazla protein vardır.

Eskiden bıldırcın yumurtası çok daha fazla önerilirdi. Ancak içindeki yüksek östrojen hormonundan dolayı artık bu haftada bir defaya indirildi. Çünkü bu yeterli oluyor. Haftada bir kez ve pişirilerek verilmesini tavsiye edilmektedir. Bir tavuk yumurtasının 5′de biri küçüklüğünde olan bıldırcın yumurtası fosfor ve protein açısından çok zengindir. Normal yumurtadan 5 kat fazla fosfor, 8 kat daha fazla protein var. Hatta içinde B1 ve B2 vitaminleri de yüksek oranda mevcuttur. Ancak içerdiği östrojen hormonu nedeniyle sadece haftada bir kez yedirilmesi gerekmektedir. Diğer yumurtalardan daha fazla, proteinlerin yapı taşı olan aminoasit içeren bıldırcın yumurtası, özellikle çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmekte. Pişirilme tekniğine de dikkat edilerek, fazlaya kaçmadan çocuklarınıza bıldırcın yumurtası vermemizde hiçbir sakınca yoktur.

Göbek eritme hareketleri

Yazan: admin 14 Aralık 2009  
Kategori: Diyet listesi

Göbek eritme

20 gün içersinde özellikle karın ve bel bölgenizi bu hareketlerle inceltebilirsiniz.

İşte yapmanız gereken egzersizler;

Mekik hareketi

İşe sabah ve akşam ellişer kez mekik çekerek başlayabilirsiniz. Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur.

Sopalı hareket

Enseye koyulan bir sopa yardımıyla sağa ve sola dönerek yapılan bu hareket karnınızın yan tarafındaki kasların şekillenmesine ve göbeğinizin erimesine yardımcı olur.

Yan mekik

Yan kaslar ve bel kasları için belki de en yararlı hareket bu. Önce sağa doğru yatın. Sağ elinizi sağ kulağınızın üstüne değercesine yaklaştırın. Sol elinizi belinizin sol tarafına sol dirseğiniz gelecek şekilde yerleştirin. Sol elinizle belinizin sağındaki kasları hafifçe tutun. Hızla sağ kolunuzu ve sağ ayağınızı birbirine doğru yaklaştırın. 60 kez tekrarlayın.

Kalça hareketi

Önce sol tarafınıza yan yatıp dizinizi hafifçe kırın. Sonra sağ bacağınızı yukarı aşağı doğru kaldırıp indirin. Bu sırada bacağınızı zorlamamaya dikkat edin. Daha sonra aynı hareketi yine sağ diziniz üstünde dayanarak yapın. Bu hareketi de en azından 30-40′ar kez yapmaya gayret edin. Gazeteport’taki bilgilere göre bu hareket, kalça ve çevresindeki yağ dokusunu azaltır.

Yanlara esneme

Bu harekette önce hazır oldaki gibi dimdik duracaksınız. Sonra hızla sağa ve sola doğru esneyebildiğiniz kadar, dikliğinizi bozmadan esneyeceksiniz. En azından üç dört dakika hızlı bir şekilde yapmaya gayret edin. Baş dönmesi, çok yüksek tansiyonu olanlar için de uygun bir hareket olmayabilir.

Koah hastalığı

Yazan: admin 14 Aralık 2009  
Kategori: Sağlık

KOAH hastalığı

Koah hastalığı nedir?

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Ket Alkan, soğuk havalarda vatandaşların yakalanabilecekleri hastalıklardan biri olan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH)’na karşı dikkatli olmalarını istedi. KOAH’ın Türkiye’de ‘en az teşhis ve en yetersiz tedavi edilen’ hastalıklardan biri olduğunu söyleyen Dr. Alkan, “KOAH, bulaşıcı bir hastalık değildir. Ancak hasta mutlaka sigarayı bırakarak duman ve kirli havadan uzak durmalıdır.” dedi.

Dr. Serap Ket Alkan, KOAH’ın solunum yollarında kronik iltihapla beraber geriye dönüşü olmayan daralma ve akciğer dokusunda harabiyet yapan bir akciğer hastalığı olduğunu söyledi.

Dr. Alkan, sürekli öksürük, balgam ve her geçen yıl şiddeti daha da artan nefes darlığının, hastaların en çok yakındığı şikâyetlerin başında geldiğini ve insanların yaşam kalitesini bozduğunu dile getirdi.

Alkan, Türkiye’de ‘en az teşhis ve en yetersiz tedavi edilen’ hastalıklardan biri olan KOAH’ın kamuoyunun en az bildiği hastalıklar arasında yer aldığının altını çizdi.

Hastalığın Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada; kalp krizi, felç ve akut akciğer enfeksiyonlarından sonra en önemli 4′cü ölüm nedeni olduğunu söyleyen Dr. Alkan, “Tüm dünyada 600 milyonun üzerinde KOAH’lı bulunmaktadır. Dünyada her yıl 3 milyonun üzerinde ülkemizde ise 26 binden fazla kişi KOAH yüzünden ölmektedir.” şeklinde konuştu.

KOAH’ın bulaşıcı bir hastalık olmadığını dile getiren Doruk Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Ket Alkan, KOAH’lı kişilerin çoğu ya halen sigara içmekte olan ya da eskiden sigara içmiş olan kişiler olduğunu her türlü tütün ürününü içmenin ise KOAH’a neden olabildiğini belirtti.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Ket Alkan, KOAH’la yaşamda dikkat edilmesi gerekenler hakkında şunları söyledi: “Sigara mutlaka bırakılmalı, inhaler ilaçlar düzenli olarak uygun dozda kullanılmalıdır. Evin havası temiz tutulmalı, duman ve kirli havadan uzak durulmalı. KOAH ağır derecede ise kişi nefesini kısıtlı kullanmalı ve evde hayatı mümkün olduğunca kolaylaştırmalıdır. Yılda en az 3 kez genel kontrol için göğüs hastalıkları uzmanına gidilmeli, nefes alıp verme kötüleştiğinde, hemen hastaneye başvurulmalıdır. Sigarayı bırakmak akciğerlerdeki hasarı durdurur ya da en azından yavaşlatır. Sigarayı bırakmada zorluk çeken hastalarımız, sigara bırakma polikliniklerinden yardım alabilirler. Sigara bırakma polikliniklerinde; uzman hekim kontrolünde, bilimsel yöntemlerle uygulanan tedaviler sonucu başarılı sonuçlar alınmaktadır. ” açıklamasında bulundu.

KOAH tedavisinin ilaçla daimi tedavisinde, nefes yolu ile alınan inhaler ilaçların kullanıldığını aktaran Dr. Alkan, “İlaçlar bronşları açarak daha kolay nefes almayı sağlar. İlerlemiş KOAH’ı olan bazı kişiler oksijen ile yardımcı solunum cihazlarını kullanmaya ihtiyaç duyabilirler. Akciğer rezervinin enfeksiyonlara bağlı azalmasını önlemek amacıyla her yıl grip aşısı ve 5 yılda bir zatüre aşısı mutlaka yapılmalıdır.” tavsiyesinde bundu.

KOAH hastalığının ileri evrelerinde hastalar hayatını sürdürmek için yapmak zorunda olduğu en temel ihtiyaçlarını bile yapmakta zorlandıklarını söyleyen Dr. Alkan, yürümek, ev içinde odadan odaya geçmek, giyinmek, soyunmak, tıraş olmak, banyo yapmak, merdiven çıkmak gibi hareketlerin bile hastayı nefes nefese bıraktığını kaydetti.

Kaynak:Cihan

Kansere neden olan yiyecekler

Yazan: admin 10 Aralık 2009  
Kategori: Sağlık

Kansere neden olan yiyecekler

Zevkle yediğimiz bazı kızartmalar vede hamur işleri, kanserin en büyük nedenleri arasında yer alıyor.

Sosisli sandviç

Zira içinde çok fazla nitrat vardır. Kanser koruma koalisyonu, çocukların ayda 12 adetten fazla sosisli sandviç yememelerini önermektedir. Sosisli sandviçsiz yapamıyorsanız, sodyum nitratsız yapılan cinsini satın alın.

İşlenmiş et ve pastırma

Sosisli sandviçte, domuz pastırmasında ve diğer işlenmiş etlerde bulunan aynı yüksek sodyum nitrat aynı şekilde kalp hastalığı riskini yükseltir. Domuz pastırmasında doymuş yağın aynı şekilde kanserde payı olur.

Yağda kızarmış şekerli çörek veya lokma

Lokmalar kansere yol açan çiftli dertlerdir. Birincisi, bunlar beyaz undan, şekerden ve hidrojene yağdan yapılır, sonra yüksek ısıda kızartılır. Bunlar, belki de kanser riskini arttırmak için yiyebileceğiniz en kötü yiyecektir.
Onlar kanseri yendi!

Kızarmış patates

Lokmalar gibi, kızarmış patates de hidrojene yağdan yapılır, sonra yüksek ısıda kızartılır. Bunlar ayrıca, kızarma işlemi sırasında ortaya çıkan ve kansere neden olan akrilamid maddesini de içerir. Bunlara “patates kızartması” yerine “kanser kızartması” desek daha doğru olur.

Cips, kraker, kurabiye, bisküvi

Tümü genellikle beyaz un ve şekerden yapılır. Etiketinde “trans yağlar içermez” yazılı olsa bile, genellikle az miktarda trans yağ vardır.

Kurabiye Diyeti

Yazan: admin 08 Aralık 2009  
Kategori: Diyet listesi

Kurabiye Diyeti

Kurabiye diyeti, günde altı paket kurabiyeye ek olarak derisi alınmış tavuk ve haşlanmış sebze gibi bir “gerçek öğün” içeriyor.

Washington’da bir hukuk bürosunda sekreterlik yapan ve haziranda 115 kiloyken kurabiyelere haftada 56 dolar harcamaya başlayan Kane (43), “Bu diyetin inanılmaz derecede kolay gözüktüğünü düşündüm,” diyor. Üç ay içinde 18 kilo veren Kane, “Eğer ilk haftayı atlatırsanız, sorun kalmaz” diye belirtiyor. Kane, tahmini sayıları 500 bine ulaşan ve Dr. Sanford Siegal’ın diyetiyle kilo veren kişilerden biri.

Bu diyetin ana fikri şu: Kurabiye yiyerek ayda 4,5 kiloya kadar zayıflamak. Daha açık olmak gerekirse, içeriği ve besin değeri biraz belirsiz bir maddeyi tüketerek kilo vermek. Günde sadece 800 ile 1000 arası kalori alırken nasıl vermeyesin ki?

Dr. Siegal’ın diyeti yeni değil; 1975′te icat edildi ama yıllarca sadece doktorun Miami’deki kliniğine gelen hastalara ve yine onun kurabiye sağladığı başka doktorların hastalarına uygulandı. Bu durum, Siegal’ın 2006′da CookieDiet.com’u açmasıyla değişti. Yine aynı yıl, kurabiyeler dükkânlarda satılmaya başlandı. Siegal, 2008′de 12 milyon dolar olan gelirlerin 2009′da 18 milyon dolara ulaşmasını bekliyor. Kurabiye diyeti işi o kadar kârlı ki, başka şirketler de piyasaya girdi. Smart for Life; günde altı adet 105 kalorilik kurabiye tüketiliyor, 35 günlük paketi 279 dolara satılıyor.

Hollywood Kurabiye Diyeti; günde üç veya dört adet tüketilen 150 kalorilik kurabiye ve hafif bir akşam yemeği içeriyor, kutusu 14 ila 20 dolar arasında. “Japonya’nın en sevilen diyeti” etiketiyle pazarlanan Soypal Kurabiyeleri; her biri 22 kalori içeriyor, kutusu 49 dolar. Ama bu diyetleri eleştirenler, 1000 kaloriden düşük diyetlerin kalıcı biçimde kilo vermeyi sağlayamadığını ve bunların potasyum eksikliği, safra kesesi taşı, kalp çarpıntısı, böbreklerin zayıflaması ve baş dönmesi gibi sorunlara yol açabileceğini iddia ediyorlar. Kurabiye diyeti, özellikle yeme bozukluğu konusunda girişimlerde bulunan ve greyfurt diyeti ile Optifast şurupları gibi moda diyetleri çoktandır eleştiren kişileri kaygılandırıyor.

Oklahoma’daki Laureate Yeme Bozuklukları Programı’nda tıp yöneticiliği yapan Dr. Ovidio Bermudez, “Genel olarak konuşursak, moda diyetler halka yanlış bilgi verir ve hiçbir faydası olmadığını bildiğimiz bu diyet anlayışına yönelik daimi bir merakı besler,” diyor.

Kurabiye diyeti işi, bütün bu eleştirilere rağmen gelişiyor. Smart for Life şirketi başkan yardımcısı Richard Kayne, geçen yıl yaklaşık 30 milyon dolar olan brüt gelirin bu yıl 82 ile 95 milyon dolar arası bir miktara ulaşacağını düşünüyor. Bu diyetlerle ilgili klinik çalışma yapılmamasına veya Siegal’ın kurabiyesinin temel malzemelerinden birinin iştahı kestiği iddia edilen özel aminoasitlerden olduğunu yalnızca doktor ve eşinin biliyor olmasına aldırmayın. Siegal, “Etkiyi sağlayan, proteinlerin özel bir karışımı” diyor. Dr. Siegal, kurabiyesinin besinsel açıdan güvenilir olduğunu söylüyor ama işi sağlama almak için haftalık diyet paketiyle beraber yedi günlük multivitamin de veriyor. Siegal hastaların diyetten önce doktorlarıyla konuşmasını da tavsiye ediyor. Bazı beslenme uzmanları ise, bu zayıflama programına hiç başlanmaması gerektiğini düşünüyor. New York’ta tescilli diyetisyen olarak çalışan Keri Gans, “İşin aslı şu ki, günde altı tane kurabiye ve bir öğün yemekle beslenme ihtiyacınızı karşılayamazsınız. Bu imkansızdır” diyor.

Islak dolaşmayın

Yazan: admin 07 Aralık 2009  
Kategori: Sağlık haberleri

grip olmayın

Sakarya Vatan Hastanesi Başhekimi uzman Dr. Dursun Bostancı, ıslak giyeceklerle dolaşmanın gribe davetiye çıkardığını söyledi.

Bostancı, yaptığı açıklamada, yağışların arttığı şu günlerde ıslanmamaya dikkat edilmesi gerektiğini, eğer elde olmayarak ıslanıldıysa en kısa sürede ıslak giysilerin kuru giysilerle değiştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Islak giysi ile dolaşmanın vücut ısısını düşüreceğini, bunun başta gribal enfeksiyonlar olmak üzere sinizüt gibi hastalıklara sebep olabileceğinin altını çizdi. Bostancı şu uyarılarda bulundu: “Islak giysilerle dolaşmak vücut ısınını düşürür. Isının düşmesi sonucu vücut direnci azalır. Bu da başta gribal enfeksiyonlar olmak üzere birçok hastalığı tetikliyor. Ayrıca ıslak saçlarla dolaşmakta sinizüte sebep oluyor. Yağmurlu havalarda mümkün olduğunca ıslanmamak gerekiyor. Elde olmadan ıslanılırsa o zaman en kısa sürede yaş giysilerin kuru giysilerle değiştirilmesi gerekir.”

Kaynak:Cihan

Sonraki sayfa »