Fransız diyeti
Yazan: admin 30 Haziran 2009
Kategori: Diyet listesi

Fransız Diyeti
Diyet yaparken bir kadeh te alkol almaktan mahrum kalmak istemeyenlere özel…
Günlük kalori: 1400 Kcal
Fransızlar, lezzetli ve bol kalorili soslarla hazırlanmış etleri yedikleri ve her yemek yanında şarap içtikleri halde zayıf kalırlar. İşte Fransızlar gibi lezzetli yemekler yiyerek zayıf kalmak istiyorsanız Fransız diyeti tam size göre.
Günlük Menüler
1. GÜN
Sabah : 1/2 greyfurt, 1 yumurta, 2 dilim salam
Öğle : 1/2 greyfurt, 4 ızgara et, zeytinyağlı ve limonlu salata
Akşam : 1 porsiyon domates soslu bonfile et, yanında haşlama sebze, 1 bardak kırmızı şarap
2. GÜN
Sabah : 1 tost, 1 bardak greyfurt suyu, 1 fincan kahve ya da çay.
Öğle : 1/2 porsiyon ton balığı, yeşil salata, bir muz
Akşam : 85 gr tavuk, 1 tas haşlanmış bezelye, 1 top vanilyalı dondurma
3. GÜN
Sabah : 1 haşlanmış yumurta, 1/2 muz, 1 fincan kahve
Öğle : 1 kutu meyvalı yoğurt, 2 bisküvi, 1 fincan kahve
Akşam : 2 haşlanmış sosis, az yağda pişmiş brokoli, 1/2 top vanilyalı dondurma
4. GÜN
Sabah : 1 elma, 1 bisküvi, 1 dilim yağsız peynir, 1 fincan kahve
Öğle : 1 tost, 1 haşlanmış yumurta, 1 bardak greyfurt suyu
Akşam : 150 gr balık, yanında haşlanmış sebze, 1 bardak beyaz şarap ve tatlı olarak 1 porsiyon karpuz
5. GÜN
Sabah : 1 dilim ekmek üzerine fırınlanmış kaşar peyniri, şekersiz çay veya kahve
Öğle : 1 çorba tabağı dolusu yoğurt ve küp doğranmış salatalık
Akşam : 1 porsiyon ızgara balık, yanında garnitür olarak 1 orta boy patates ve soğan, 1 bardak beyaz şarap
Manken diyeti
Yazan: admin 30 Haziran 2009
Kategori: Diyet listesi

Manken Diyeti
Ünlü mankenlerin formda kalmak için kullandığı , çok özel bir diyet…
Hedef: Haftada 3 kilo
Günlük kalori: 1400 Kcal
Mankenlerin nasıl bu kadar ince kaldıklarına şaşırıyor musunuz? Bir de onların yaygın olarak kullandığı şu diyeti deneyin.
Günlük Menüler
1. GÜN
Sabah : Kurutulmuş meyve, yulaf lapası ve biraz süt.
Öğle : Mercimek çorbası, yulaflı kek, bol limonlu salata.
Akşam : Karışık sebzelerle yapılmış baharatlı, az yağlı ve tuzsuz yemek, yanına biraz pilav.
2. GÜN
Sabah : Bol miktarda taze meyve ve salata.
Öğle : Haşlanmış sebze üzerine az yağ koyarak kendi seçeceğiniz sebzelerden bir yemek hazırlayın.
Akşam : Etsiz türlü, kırmızı mercimek – pirinç çorbası.
3. GÜN
Sabah : Ballı yulaf lapası.
Öğle : Bu kez sebzeleri az yağda hafif kızartarak bir yemek hazırlayın. Yanında biraz yoğurt yiyebilirsiniz.
Akşam : Haşlanmış sebze ve fırında yağsız pişmiş patates. Bol miktarda istediğiniz meyveden yiyebilirsiniz.
4. GÜN
Sabah : Yağsız kızarmış ekmek ve yanında bal.
Öğle : Mercimek ya da sebze çorbası
Akşam : Kurutulduktan sonra kızarmış sebze ve üzerine soya sosu (yağsız başka bir tür sos da hazırlayabilirsiniz)
5. GÜN
Sabah : Büyük bir kase dilimlenmiş kavun ve üzerine pekmez.
Öğle : Haşlanmış mısır salatası ve yanında çorba.
Akşam : Yanında yoğurtlu dolma yiyebilirsiniz.
6. GÜN
Sabah : Yalnız meyve.
Öğle : Domates soslu makarna.
Akşam : Pilav ve sebze kebabı.
7. GÜN
Sabah : Ballı yulaf ezmesi ve süt.
Öğle : Sebze çorbası, salata, bir dilim kepekli ekmek ve mısır.
Akşam : Yağsız ve sossuz makarna. Üzerine çok az kızdırılmış yağ ekleyebilirsiniz
Gelin Diyeti
Yazan: admin 30 Haziran 2009
Kategori: Diyet listesi

Gelin diyeti, gelinlerin gelinliklerinin içinde formda gözükmeleri için öneriler…
Ünlü diyetisyen Taylan Kümeli, Dünya evine girecek gelin adayları için özel bir düğün detoksu tarifi açıkladı. Taylan, düğün stresinden yakınanlar için biberiye çayını önerdi.
Siz hayatınızın en özel günlerinden biri olan düğününüz için hazırlandınız. Saç, makyaj ve kıyafetinizin nasıl olacağını düşündünüz. Peki o gün ne yiyeceğinizi planladınız mı?
Evleneceğiniz gün yiyecekleriniz, sizin formda gözükmenize neden olup, bütün günü aktif şekilde geçirmenizi sağlayabilir.
Öte yandan şimdilerde düğünden iki hafta önce, ‘gelin diyeti’ yapmaya başlamak da çok moda… ‘Gelin diyeti’; gelinliğin içinde hoş ve enerjik görünmek için vücudun özel bir detoks programından geçirilmesini sağlıyor.
* Gelin adayları düğün gününde neler yemelidir?
Gelin; gecenin ilerleyen saatlerinde hazımsızlık çekmemek için yemeğinin hafif tariflerden oluşan bir yiyecek olmasına ve küçük porsiyonlarda zevkli bir sunumla servis edilmesine özen göstermelidir.
Yemeğin sunumunda renk, aroma ve yumuşaklık kriterlerinin çeşitli ve birbirleriyle uyumlu olmasına dikkat edilmelidir. Hafif bir tatlı seçimi ile yemeği tatlı noktalamak gerekir. Bu sayede yemek sonrasında uyku halinin oluşması engellenebilir.
Düğün heyecanının ilacı 2–3 bardak biberiye çayı
Güne başlarken yüzünüze kocaman bir gülümseme kondurun ve su ısıtıcısının düğmesine basın. Stresli ya da biraz sinirli olabilirsiniz. Biberiye çayı, sinir sistemini dengeleme, ödem çözme ve kan dolaşımını güçlendirme özellikleri ile bu özel günün stresinden arınmanıza yardımcı olur.
Biberiye çayı: 12 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış biberiyeyi, bir bardak kaynar suyla 10 dakika kadar demleyip, gün boyu 2-3 bardak için.
* Gelin adayları düğün öncesinde fazla kilolarından kurtulmak için neler yapmalı?
Uyanır uyanmaz oda sıcaklığında su için. Suyun içine akşamdan kabuklu limon dilimleri koyun. Tuzu kesmeyin ama mutlaka azaltın. Şeker ve şekerli ürünler tüketmeyin. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeniz; sindirim şikâyetlerinizi azaltarak uykuya dalmanızı kolaylaştırır.
Detoks süresince mevsim sebzelerini, mümkünse organik tarımla üretilmiş olanları tercih edin. Sebze ve meyvelerden maksimum sağlık faydası kazanmaya ve vücudun toksinlerden arınmasını hızlandırmak adına çeşitli beslenmeye dikkat edin.
Özellikle enginar, soya filizi, maydanoz, kuşkonmaz, koyu yeşil yapraklı sebzeler, domates, kereviz ve lahana yiyin. Geceleri ağır ve yağlı yemekler tüketmeyin. Stresli olacağınızdan bol bol kahve içmek isteyebilirsiniz.
Kendinizi kısıtlayın. Kahve, çay, soğuk içecekler, kakao ve kafeinli içecekleri azaltın. Kahve yerine rahatlatıcı bitki çaylarını tercih edin. Yeşil çay, ısırgan otuyla yapılan bitkisel çaylar ve özellikle biberiye çayı için.
* Gelin adaylarının gelinliklerinin içinde formda gözükmeleri için öneriler:
Haftada mutlaka en az 3 kere, 45 dakikalık tempolu yürüyüşler yapın. Mümkün olduğu kadar hareketli olun. Gün içinde küçük şekerlemeler yapmak ve günlük hayata kıyasla daha erken saatlerde uyumak; metabolizmanın dinçleşmesi, dolaşımın hızlanması ve sindirim sisteminin korunması adına son derece önemlidir.
Düğün gününün tadını çıkartmak için bu sürede alışkanlıklarınızı yeniden yorumlayın. Yürüyün, dans edin, plates gibi kasları geliştiren programlı sporlar yapın. Mümkünse bir uzmandan destek alın.
Toksinlerden arınmak adına belli aralıklarla pasif terlemeye yardımcı olabilecek sauna kullanımını da öneririm. Gelin hamamı da yararlıdır. Hamama giderek, cildinizi temizlemiş olursunuz.
Yoğurtlu Diyet Salata
Yazan: admin 28 Haziran 2009
Kategori: Diyet yemekleri

Malzemeleri:
1 adet göbek salata, 100 gr diyet beyaz peynir, 2 adet salatalık, 100 gr diyet yoğurt, 1 tatlı kaşığı tuz, 2 diş sarımsak
Tarif:
Amerikan göbeği ve salatalığı ince parçalar halinde doğradıktan sonra tabağa yerleştirin. Üzerlerine beyaz peynir rendeleyin. Sarmısakları ezdikten sonra yoğurtla karıştırın. Tuzu ekleyin. Bu karışımı salatanın üzerine döktükten sonra servis yapın.
Zayıflamanın altın kuralları

Zayıflamanın altın kuralları:
Yaz mevsimi sebebiyle birçok insanı saran plaj telaşı aslında çözümlenemeyecek bir sorun değil. Fazla kilolarınızdan dolayı dertliyseniz, önerilerimize kulak vererek formda bir yaz geçirebilirsiniz.
Güzel bir güne su ile başlayın…
Yağ yakma konusunda bir etkinliği olmasa da, bütün gece sizinle birlikte uyuyan sindirim sisteminizi uyandırmanın en güzel yolu, güne su içerek başlamaktır. Güne 1 su bardağı ılık su ve 1 su bardağı oda sıcaklığında su içerek başlayın, barsak sorunlarına hoşça kal deyin…
Kahvaltıyı atlamak çözüm değil, sorundur…
Pek çok insan kahvaltı öğününü atlayarak kilo vermeye çalışır. Fakat kahvaltı gece boyunca aç kalmış bedenimizi canlandırmak ve açlıktan yavaşlayan metabolizmamızı hızlandırmak için en doğru yoldur.1-2 dilim peynir, tam buğday unundan ekmek ve bol salata ile süsleyeceğiniz bir kahvaltı sofrası daha zinde hissetmenizde anahtardır. “Kahvaltı için vaktim yok” veya “Acelem var” diyenlerdenseniz, 1 peynirli sandviç veya müslili süt gibi kahvaltılıkları da tercih edebilirsiniz. Tabi ki miktarları abartmadan…
Gününüzü ara öğünlerle süsleyin…
Metabolizmanızı dinç tutmak için ara öğünler tüketmeye gayret edin. Ana öğünler arası tüketeceğiniz bir porsiyon meyve veya yoğurt veya küçük 1avuç kadar fındık veya küçük bir peynirli sandviç, kan şekerinde oluşabilecek ani düşmeleri engelleyerek, tatlı krizini önler, açlığınızı yatıştırır, bir sonraki öğünde aşırı miktarda besin tüketmenizi engeller.
Öğün atlamak, kendi metabolizmamıza yaptığımız bir suikasttir…
Öğün atlamanın kilo verme ve formda kalma konusunda yararı olduğunu düşünenler yanılıyor. Çünkü öğün atlamak metabolizmayı yavaşlatmakla kalmaz, aynı zamanda kan şekerinin düşmesine neden olarak açlık hissini arttırır. Bir sonraki öğünde aşırı dolu bir mideyle sofradan kalkmanıza zemin hazırlar, gereksiz alınan kaloriler de cabası! Bu nedenle öğün atlamamaya ve 4 saatten daha uzun süre aç kalmamaya özen göstermelisiniz.
Hayatın asıl kaynağı suya önem verin…
Özellikle yazın terleme sonucu sıvı kaybı artacağından, su tüketiminizi arttırmalısınız. Zayıflama döneminde vücutta oluşan yıkım ürünlerinin atılabilmesi içinde su tüketimi çok önemlidir. Vücutta gerçekleşen dolaşımınıza destek olun ve günde 10-15 su bardağı (2-3 litre)su için.
Vitamin ve minerallere sofrada yer açın…
Vitaminler ve mineraller vücudun işlevlerini tam olarak yerine getirmesi ve metabolizmanın çalışması için gereklidir. Günlük vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamak için sofranızda bütün besin gruplarına yer açmanız gerekir. Süt ürünlerine, az yağlı etlere, tam tahıl ürünlerine ve tabi ki sebze ve meyvelere sofranızda yer verin…
Sebze ve meyveler sofraların baş tacı…
Günlük vitamin ve mineral ihtiyacınızın karşılanması ve sağlığınızın korunması için günde en az 5 porsiyon çiğ sebze ve meyve tüketilmelidir. Yapılan son araştırmaların sonuçları, sağlığı korumak için gerekli olan birleşikleri yeterli oranda alabilmek için günlük meyve ve sebze tüketimimizi 9 porsiyona çıkarılması gerektiği yönünde.
Gizli enerji depolarına dikkat! İçecekler…
Yapılan araştırmalar son yıllarda günlük alınan enerjinin yaklaşık %30’unun içecekler içinde yer alan şekerden veya mısır şurubundan karşılandığını göstermiştir. İçeceklerinizi doğru seçmek, vücudunuza gereksiz kalori yüklemesi yapmanıza engel olacaktır. Şekerli ve karbondioksitli içecekler, hazır meyve suları ne kadar cazip görünse de, buzlu bir ayran, taze sıkılmış bir meyve suyu ve hafif şekerli bir limonata ferahlarken sağlıklı kalmanızı da sağlar…
Alkol… Olmalı mı? Olmamalı mı?
Alkolün aşırı miktarlarda tüketimi kalp sağlığına ve karaciğere zarar vermesinin yanı sıra, kilo almaya da neden olur. Vücutta dolaşımı bozarak ödemi arttırır. Yazın alkollü içecek içmeden geçer mi diyenlerdenseniz, içtiğiniz alkollü içeceğin çeşidine ve miktarına dikkat etmeli ve alkollü içeceklerle birlikte bol su içmelisiniz. Alkol, mutlaka tok karına, yemeklerle birlikte veya fındık, fıstık, beyaz peynir gibi yiyeceklerle birlikte tüketilmelidir. Alkolün protein ve yağlı yiyeceklerle birlikte ve bol su içerek tüketimi, emilimini yavaşlatır.
Öğünlerinizin glisemik indeksini azaltın…
Yüksek glisemik indeksli besinler kan şekerini hızlı yükseltir ve hızlı düşürürler. Kan şekerinin hızlı düşmesi, yoğun açlıkla veya tatlı krizleri ile son bulur. Besin seçimlerinizde “beyaz”lar yerine “kahverengilere” yer vermeniz (kahverengi pirinç, makarna, şeker gibi), öğünlerinizde karbonhidratlı besinler yanında proteinli besinlere yer vermeniz ve salatanıza az miktarda zeytinyağı eklemeniz, öğünlerinizin ve diyetinizin glisemik indeksini azaltarak açlık hissiyle yaptığınız mücadele de size destek olacaktır.
Light deyip geçmeyin, light deyip seçmeyin…
Light ürünler doğal versiyonlarına nazaran daha az enerji içerseler de, bu tür yiyeceklerin ve içeceklerin bir sonraki öğünde tüketilen besin miktarını arttırdığına dair veriler vardır. Bilim uzmanları araştırmalarına devam ederken, sizde haftada 2 kezden fazla light içecek tüketmemeye özen gösterin.
Zararsız atıştırmalar aslında zararlıdır…
Bir lokmadan bir şey olmaz demeyin. Yapılan bazı araştırmalarda, bir lokmalık atıştırmaların günlük enerji alımını %5 ila 10 ölçüsünde arttırdığını gösterilmiştir. Günlük aldığınız enerjiyi %5ila 10 azaltmak sizin elinizde…
Doğru seçimlerle açık büfeler artık düşman değil…
Yaz aylarında kilo almaya sebep olan nedenlerden biri de açık büfelerde doğru seçimler yapmamaktır. Açık büfelerde çok fazla miktardaki besin tüketimi, kızartma, kavurma gibi yüksek yağ içeriği olan yiyeceklerin tercih edilmesi, ağır hamur tatlıları ve aşırı alkol kilo alma nedenlerindendir. Fırında veya ızgara olarak hazırlanmış az yağlı etleri, yoğurdu ve tam buğday unundan ekmekleri, pilav, makarna gibi diğer tahıl ürünlerini ölçülü miktarda almak, bol salata ile süslemek sağlıklı ve formda kalmak için sağlam bir yoldur. Tatlı seçimi de bir diğer önemli konudur. Ağır hamur tatlıları yerine tüketeceğiniz bir sütlü tatlı, içerdiği kalsiyum minerali ve daha düşük enerjisi ile daha sağlıklı bir seçim olacaktır.
Yazla birlikte kemikler daha güçlü…
Ultraviyole ışınların cilde teması ile vücudumuzda sentezlenen D vitamini, kemiklere kalsiyum taşınmasında önemli rol oynar. Yapılan çalışmalar, cilde sürülen faktörlü güneş koruyucularının D vitamini sentezini azalttığını ortaya koymaktadır. Güneş koruyucuları kullanmaya devam edin, fakat güneşin tehlikeli ışınlarının dünyaya daha az geldiği akşam saatlerinde günde 10 dakika güneşlenmeye de özen gösterin.
Hareket edin, formda kalın sağlıklı yaşayın…
Kışın miskinliğini artık üzerinizden atın. Her gün en az yarım saat yapacağınız yürüyüşler forma girmenizde ve formda kalmanızda size yardımcı olacaktır. Yaz mevsiminin vazgeçilmezi olan plaj voleybolu, treaking gibi sporlarda enerji harcamanızı arttırarak form tutmanızı, sağlıklı yaşamanızı aynı zamanda iyi vakit geçirmenizi sağlayacaktır.
Ve yazın vazgeçilmezi: Dondurma…
Yaz mevsiminin vazgeçilmezi olan dondurmadan uzak kalmanız gerekmiyor. Dondurma, kalsiyum ve riboflavin içeriği nedeni ile besin değeri yüksek bir besin. Fakat şeker içeriği nedeni ile miktarlara dikkat etmek gerekmekte. Günde 2 topu geçmemeye gayret edin. Enerji içeriği yüksek soslu ve kremalı olanları tercih etmek yerine, taze sütten yapılmış hafif dondurmaları deneyin.
Sevgilinizle diyet yapın
Yazan: admin 28 Haziran 2009
Kategori: Diyet listesi

Sevgilinizle diyet yapın.
Erkekler sağlıklı yaşam ve düzenli beslenme konularına kadınlar kadar fazla kafa yormazlar. Bu nedenle, özellikle kilo verme ve yeni beslenme alışkanlıkları kazanma sürecinde olan erkeklere eşleri diyet koçluğu yaparak destek olabilirler…
Doğru Diyeti Seçmek Şart
Erkek arkadaşınıza doğru diyeti anlatın. Artık “Diyette karbonhidratı mı azaltalım, proteini mi artıralım?” gibi tartışmaları unutmalı. Ona tüm besinlerden kararınca yemenin doğru olduğunu açıklayın. Doğru diyetle hastalıklardan (kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, tip 2 diyabet, osteoporoz, kanser) ve şişmanlıktan kolayca kurtulabileceğini hatırlatın. Kilo fazlalığının nedeni ne olursa olsun (hormonal, metabolik, psikolojik) sağlıklı beslenme eğitimini temel almasını sağlayın. Yasaksız bir diyet onu motive edebilir.
Günde 4-5 Öğün Yeterli
Erkek arkadaşınızın kafasındaki ‘Günde sekiz öğün yemek gerekir ya da akşam 19:00’dan sonra yemek yenmez’ gibi yargıları unutmasını sağlayın. Kalitesiz beslenme ve fiziksel aktivite eksikliği metabolizmanın işleyişinin bozulmasına neden olur. Bu nedenle ona bir günde dört veya beş öğün yemek yemeyi ihmal etmemesi gerektiğini söyleyin. Öğünleri arasında üç saat bıraktığı sürece çalışma ve yaşam şekillerine göre istediği gibi beslenebilme özgürlüğüne sahip olacak. Bu da onun diyet baskısına dayanamayıp kısa sürede pes etmesini engelleyecek. Bir günde tek veya iki öğün yemek yiyen bireylerin yaşları ilerledikçe yağlanma oranları artar ve kilo verme süreçleri oldukça zorlaşır. Bu kuralı ona hatırlatın.
Light Ürünler Rafa Kalktı
Kilo vermek ve kilo korumak amacıyla her geçen gün yenisi çıkan “Light” adı altında satılan ürünlere paydos! Artık yağı azaltılmış ürünler tüketmek en sağlıklısı. Erkek arkadaşınızın markette light ürünlerin satıldığı raflar yerine sağlıklı besinlere yönelmesini sağlayabilirsiniz. Pişirme şekline dikkat edildiğinde içinde koruyucu madde içeren hazır besinlerden uzak durmak çok kolay. Tek yapmanız gereken gıdaların içeriklerine dikkat etmek.
Kalori İhtiyacına Uygun Yeterli Besin Öğesi Almak Şart
Dengesiz besin öğesi alımı metabolizmanın yavaşlamasına ya da durmasına neden olabilir. Bu nedenle bireylerin yaşlarına göre almaları gereken vitamin ve mineral değerleri vardır. Onu, aşırı yemek veya hiç yememek gibi uç davranışların metabolizma üzerinde olumsuz etki yaratacağına inandırmalısınız. Eğer erkek arkadaşınız çok fazla kalori alıyor ve yaşına uygun besin öğelerini uyguladığı beslenme ile karşılayamıyorsa ya kronik bir hastalığa ya da şişmanlığa çözüm bulmakta zorlanacaktır. Bu nedenle kilo vermek isteyen erkek arkadaşınızın kalsiyum, potasyum, magnezyum, A, C ve E vitaminleri içeren bir multivitamin desteği almasını sağlayın.
Gün içinde tüketilen besinlerde azaltma yapmak ve yeme sıklığını değiştirmek sağlıklı kilo vermek için yeterli. Tabii ki yüksek kalori değerlerine sahip alkollü içecekleri de diyetten çıkarmak şart.
Artık Alkolü Hayatınızdan Çıkarmalısınız
Alkollü içkiler enerji verirler ancak yaşam için gerekli besin öğelerini asla sağlayamazlar. Alkolün aşırı tüketimi siroz, hipertansiyon, sindirim sistemi kanserleri gibi ölümcül hastalıklarla sonuçlanır. Bu bilgileri mutlaka erkek arkadaşınızla paylaşmalısınız. Alkolle ilgili bazı yeni araştırmalar yapılıyor. Eğer birey hiç alkol kullanmamışsa ve orta yaşta günde bir, iki kadeh tüketmeye başlamışsa bu kişinin kalp hastalıklarına yakalanma riski çok yüksektir. Alkol tüketimi (özellikle düzenli kullanılıyorsa) günde iki kadehi geçmemeli. Bunun yanı sıra genç yaşta başlayan ve uzun vadede orta düzeyde seyreden alkol alımı varsa beyin hücreleri ölür, siroz ve hafıza kaybı görülebilir. İşte alkol tipleri ve kalori miktarları.
Çeşitli Besin Gruplarını Bir Arada Tüketin
Çeşitli Besin Gruplarını Bir Arada Tüketin
Sağlıklı beslenme için erkek arkadaşınızın daha fazla koyu yeşil, sarı renkte sebze, kuru baklagil, taze meyve, rafine edilmemiş tahıllar, az yağlı süt, peynir ve yoğurdu gün içerisinde tüketmesi gerekiyor. Besinlerin birbirleriyle etkileşimleri alınan faydayı artırıyor.
Kilo Kontrolünü Düzenli Fiziksel Aktivite ile Sağlayın
Sağlıklı bir diyet sonucu düzenli kilo kaybı oluşur. Sonrasında ise verilen kiloları kontrol altına almak için fiziksel aktivite şarttır. Erkek arkadaşınızın düzenli olarak kilo vermesini istiyorsanız her gün 90 dakika fiziksel aktivite yapmasını sağlamalısınız. Unutmayın bir saatlik yürüyüş 370 kalori, dans 330 kalori, koşma ve bisiklet 590 kalori, yüzme 510 kalori, aerobik hareket 480 kalori, basketbol ise 440 kalori harcatır.
Besinlerin Gücünü Hissedin
Proteinler hem diyet için hem de erkeklerin bünyesi için önemli bir besin öğesidir. Ancak proteinin aşırı tüketimi yağlanmaya ve romatizmal hastalıkların oluşumuna neden olabilir. Bu nedenle erkek arkadaşınıza vücut için gerekli olan toplam protein ihtiyacının büyük bir kısmını bitkisel kaynaklardan (kuru baklagil, tahıl, kuru yemiş vb.) az kısmını ise hayvansal gıdalardan (et çeşitleri, süt ürünleri, yumurta vb.) alması gerektiğini anlatmanızı öneririz. Çünkü her gün 4-5 köfteden fazla kırmızı et tüketimi ileride rektum ve kolon kanseri görülmesi riskine zemin oluşturuyor. Haftanın iki günü yağsız kırmızı et, bir günü hindi eti, bir günü tavuk eti, üç günü balık tüketmenin sağlığa en olumlu katkıyı sağlayacağını unutmayın. Özellikle bitkisel protein kaynaklarından zengin beslenen kişilerde inme ve kalp hastalıkları, tip 2 şeker hastalığı, ağız, yemek borusu, akciğer, mide ve kolon kanseri gibi bazı ciddi hastalıkların daha seyrek görüldüğü biliniyor.
Haftada En Az İki Kez Balık Tüketin
Evet, artık hepimizin bildiği gibi günlük diyetimizde bol bol balık tüketmemiz gerekiyor. Haftada iki kere düzenli olarak sekiz köfte ölçüsünü geçmeyecek kadar balık (ortalama 240 gr) tüketmeniz kalp sağlığınızı korumanıza yardımcı olur ve kilo almanızı engeller. Bu nedenle özellikle akşam yemeklerinde balık yemeyi tercih edin.
Doğru Beslenme İçin Sağlıksız Alışkanlıklarınızı Bırakın
Ona daha önceden bilinen tuz, şeker ve unu kapsayan üç beyazı tamamen diyetten çıkarma fikrinin artık tarih olduğunu söyleyin. Yenilen besinlerde tercihen diyetisyen kontrolünde bilinçli olarak azaltma yapmak veya yeme sıklığını değiştirmek sağlıklı kilo vermek için yeterli. Ama tabii ki yine de sağlıklı beslenme için rafine edilmiş, kolesterol içeriği, şeker ve enerji miktarı yüksek değerde olan besinleri günlük diyetinizde bulundurmamanız gerektiğini unutmayın. Abur cubur yeme alışkanlığını bırakın ve sağlıklı atıştırmalara yönelin.
Bol Sebze Yiyin
Mevsime uygun değişik sebzeleri bol bol tüketmeye çalışın. Haftada en az üç kez koyu yeşil yapraklı, haftada en az iki kere sarı-turuncu renkli sebzeler tüketin. Bu sebzeleri haftada üç kere kuru baklagillerle değiştirerek, haftada üç kere de diyetinize nişastalı sebzeler ekleyerek tüketmeniz, metabolizmanızı kronik hastalıklara ve kansere karşı güçlendirici etki gösterir.
Kaynak: Cosmopolitan
Diyet hataları

Diyet hataları
Diyet yapmaya çalışırken doğru olmayan kararlar verip, kilo vermenizi engelleyecek sonuçlara mı neden oluyorsunuz? Diyet hatalarını öğrenin, kilo vermeye başlayın!
Kıştan kalan birkaç kilo fazlanızı vermek için bahardan beri uğraşıyorsunuz ama henüz gözle görülür bir değişik elde edemediniz mi? Belki de diyet yapmaya çalışırken doğru olmayan kararlar verip, kilo vermenizi engelleyecek sonuçlara mı neden oluyorsunuz?
Fazla kiloluluk veya şişmanlık sorunu olanların yaptıkları birçok yanlış var, ama dört ortak yanlışın çok sık yapıldığı anlaşılıyor. İşte o hatalar…
Hata 1: Yağı azaltırsam, daha kolay kilo veririm
Kilo vermeyi planlayanların çoğu zaman farkına bile varmadan yaptıkları bir yanlış bu. Nedeni “Yağ kaybı için az yağ yemek şart” düşüncesidir. Eğer yiyeceklerinizdeki yağ miktarını azaltırsanız aynı anda karbonhidrat miktarını arttırmak zorunda kalırsınız. Yani (yeteri kadar doymadığınızdan) daha çok şeker, patates, beyaz pirinç, unlu yiyecekler ya da makarna yemeye başlarsınız.
Bu durumda kalori tasarrufu yapacağım derken daha fazla kalori alırsınız. Bu yiyecekler kan şekeri ve insülin düzeylerini hızla ve çok fazla artırdıklarından aldığınız fazla kaloriler kolayca yağa dönüşür. Kısacası bu çok önemli yanlışın bedeli kanda trigliseridin, şekerin artması, iyi kolesterol HDL’nin azalması ve kalça genişliğinizin biraz daha fazlalaşmasıdır.
Düşük yağlı diyetleri yapanları ikna eden en önemli önerme “vücutlarında biriken yağın nedeninin yiyeceklerdeki yağ olduğu” yanlışıdır. Gerçekten de yağdan alınan kaloriler, protein ve karbonhidrattan daha fazla olabilir. Ama ne var ki, besinlerden alınan yağların azaltılması kilo kontrolünde işe yaramıyor. Yiyeceklerindeki yağ miktarını, yüzde 40-45’lerden yüzde 30’lara indiren Amerikalılarda şişmanlık sorunu ikiye katlandı. Günlük enerjilerinin neredeyse yüzde 40’ını yağlardan karşılayan zeytinyağı düşkünü Giritlilerin ise böyle bir sorundan haberleri bile yok.
Hata 2: Tatlı-unlu hiçbir şey yememeliyim
Kilo yönetimini sabote eden yanlışlardan biri de “enerji yoğunluğu” düşük diyet ürünlerinden veya popüler diyet planlarından medet ummaktır. Bu düşünce ve yaklaşım da en az düşük yağlı beslenme yanlışı kadar sık yapılmaktadır. Sadece lahana veya kabak çorbası yiyerek ara öğünlerde yalnızca diyet ürünleri tüketerek ana öğünleri “3S Formülü” (salata, sirke, su) geçiştirerek kilo vermeye çalışanlar kısa bir süre sonra pes etmektedir. Bu yaklaşımla kısa vadeli bazı başarılar sağlansa bile yine aynı tehditler kısa sürede kapımızı çalacaktır: Lezzetsizlik, tekdüzelik ve sosyal yaşama uyumsuzluk bu “lezzet mağduru diyetleri” de kısa sürede rafa kaldırmanıza yol açacaktır. Kısacası, tatlı ve unlu karbonhidratları tamamen unutmak da yeteri kadar iyi sonuç vermiyor.
Hata 3: Aç kalırsam kilo veririm
Kilo verme yolculuğunu sabote eden önemli bir yanlış daha var. Bu, çok önemli bir yanlış olmasına rağmen hep gözden kaçar: Hareketsizlik. Eğer sadece kilo vermeyi değil, aynı zamanda formda biri olmayı ve ulaştığınız kiloyu korumayı düşünüyorsanız, ne yapın yapın hareketlenin!
Her insana ayrı bir beslenme planı gerektiği, her insanın diyet yaklaşımının ona özel olarak hazırlanması gerektiği doğrudur. Ama hareket etmenin ve kas yapmanın yağ yakması herkesin ortak noktasıdır. Yeteri kadar fiziksel aktivite göstermek, metabolizmanızın ihtiyaç duymadığı fazla kalorileri yakmanızı sağlar (artmış enerjinin yağ olarak depolanmasını önler). Kaslarınız, siz uyarken bile sürekli enerji kullandığı, hele bir de merdiven çıktığınızda yüzme, tenis, bisiklet, kayak gibi egzersizleri yaptığınızda bir “yağ yok edecisi” gibi davrandığı için kilo kontrolünüz kolaylaşıyor.
Hata 4: Şimdi alayım sonrası kolay
Kilo sorunu olanların ortak bir günahı daha var: Sadece kilo vermeye takıntılı olmak. Kilo sorunlarına çözüm aradığım insanların çoğunun bu yanlışın da çoğu zaman farkına varmadıklarını görüyorum. Birçoğunun kilo almanın kazanılan gereksiz yağlardan kurtulmaktan çok daha kolay olduğundan haberi bile yok! Kilo vermek hem zor bir süreçtir, hem de siz kilo alıp verdikçe vücudunuz kilo almaya müsait hale gelir. İşin kötüsü “Aldığım kiloları nasıl olsa veriyorum. Onun için 3-5 kilo almamda mahsur yok” diye düşünenleri bekleyen bir başka tehlike daha var: Gözlemlerimiz tekrarlanan kilo alma-verme süreçlerini sadece kilo almayı kolaylaştırdığını değil, aynı zamanda kilo vermeyi de güçleştirdiğini, hatta imkansız hale getirdiğini gösteriyor.
Besin alerjisi
Yazan: admin 28 Haziran 2009
Kategori: Sağlıklı beslenme

Besin alerjisi nedir?
Besine karşı bir bağışıklık sistemi yanıtıdır.
Vücudumuz bir besinin içindeki bir maddeye genellikle bir proteine karşı savunma sistemini harekete geçirerek antikorlar oluşturabilir. Bu antikorlar “istilacı” besine karşı savaşa giriştiklerinde alerji belirtileri ortaya çıkar. En sık rastlanan besin alerjileri ceviz, badem, çilek, kabuklu deniz ürünleri, süt, yumurta, soya ürünleri ve buğday alerjileridir.
Besin alerjisinin belirtileri nelerdir?
Besin alerjisinin belirtileri hafiften şiddetliye kadar değişebilir. Bir reaksiyonu tetiklemek için gereken besin miktarı da kişiden kişiye değişkendir.
Aşağıdakiler besin alerjisinin belirtileri olabilir:
Döküntü veya kurdeşen
Bulantı
Mide ağrısı
İshal
Kaşıntı
Nefes darlığı
Göğüs ağrısı
Ani fenalık hissi
Besin alerjilerinin sebebi nedir?
Besin alerjilerinin nedeni, besinlerdeki kimyasal bileşiklere (proteinlere) karşı duyarlılıktır. Vücudun zararlı olduğunu düşündüğü bir besin proteinine maruz kaldıktan sonra gelişirler. O proteinin bulunduğu besini ilk kez yedikten sonra bağışıklık sisteminiz buna özel bir tür antikor oluşturarak yanıt verir. Tekrar yediğinizde o besin IgE antikorlarının ve histamin dahil başka kimyasalların salınmasını tetikler. Bunun amacı, vücutça “istilacı” kabul edilen proteinin vücuttan acilen atılmaya çalışılmasıdır. Histamin solunum sistemini, sindirim kanalını, deriyi veya kalp damar sistemini etkileyebilen güçlü bir kimyasal maddedir.
Bu yanıtın bir sonucu olarak, alerji belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtilerin türü, histaminin vücutta nereden salgılandığına bağlıdır. Kulak, burun ve boğazdan salgılandığında solunum veya yutma güçlüğü oluşabilir. Histamin deriden salgılandığında ise deride döküntüler ve kaşıntı oluşabilir. Sindirim sisteminden histamin salınması sonucunda mide ağrısı, kramplar veya ishal gelişebilir. Birçok kişide alerjiye neden olan besinler bu belirtilerin bir kombinasyonuna yol açabilir. Besin alerjilerinin genellikle aynı ailenin birçok üyesinde görülmesi bu durumun kalıtsal olabileceğini düşündürmektedir.
Besin İntoleransının belirtileri nelerdir?
Besin intoleransı (duyarlılığı) nedir?
Besin intoleransı bir bağışıklık sistemi yanıtından ziyade bir sindirim sistemi yanıtıdır. Besindeki bir maddenin kişinin sindirim sistemini tahriş etmesi veya kişinin besini doğru şekilde sindirememesi ya da parçalayamaması sonucunda ortaya çıkar.
Besin İntoleransının belirtileri nelerdir?
Bulantı
Mide ağrısı
Gaz, mide krampları veya karın şişkinliği
Kusma
Mide yanması
İshal
Yorgunluk
Baş ağrısı
Sinirlilik
Besin intoleransına katkıda bulunan birçok faktör vardır. Bazı olgularda laktoz intoleransında olduğu gibi, kişide besindeki belirli proteinleri sindirmesi için gerekli olan enzimler eksiktir. Bazı besinlerin kendilerine karşı bir intolerans gelişmiş olabilir. Besinlere renk, tat vermek ve bakteri çoğalmasına karşı korumak için eklenen katkı maddelerine karşı intoleranslar da sıktır.
Besin alerjisi ile intolerans arasındaki fark nedir?
Besin alerjileri küçük miktarda besinle bile tetiklenebilir ve o besin her alındığında kısa sürede ortaya çıkar ve bazen çok küçük bir miktar, kısa bir sürede ciddi durumlara yol açabilir. Besin alerjisi olan kişilerin, o besinlerden uzak durmaları gereklidir.
Buna karşılık besin intoleransları daha çok dozla ilişkilidir ve besin alındıktan belirsiz bir süre sonra ortaya çıkabilir. Örneğin domatese karşı besin intoleransı olan bir kişi domates yedikten birkaç gün sonra yorgunluktan şikayet edebilir. Besin intoleransı döküntü gibi belirli bir şekilde değil, müphem ve kesin olmayan şikâyetler şeklinde ortaya çıkar. İntoleransa sebep olan besinden büyük bir porsiyon veya sık sık yenilmediğinde belirtiler ortaya çıkmayabilir. Örneğin laktoz intoleransı olan bir kişi sütlü kahve yada bir kaşık süt içince belki bir şey olmayabilir ama birkaç bardak süt içerse hastalanabilir.
Besin intoleranslarına nasıl tanı konulur?
Problemli besinleri saptamanın klasik yolu doktor kontrolünde uygulanan eliminasyon diyetidir. Belirtiler tümüyle yok olana kadar kuşkulanılan besinler tümüyle diyetten çıkarılır. Sonra bunlar tek tek yeniden diyete sokulur. Böylece hangi besin(ler)in belirtilere neden olduğu bulunabilir. Son zamanlarda besin intoleransı testleri de yapılmaktadır. Bu testlerle çok sayıda besin, ilaç, boyalar ve mantar gibi maddelere karşı duyarlılık tespit edilip, bunlara karşı özel diyetler uygulanmaktadır. Bu tip testlerin yararları henüz tartışmalı olduğundan, doktorunuzla görüşüp, size yarar sağlayıp sağlamayacağı konusunda önerilerini alarak yaptırmak en doğru yoldur.
Gelişim Çağı Diyeti
Yazan: admin 26 Haziran 2009
Kategori: Diyet listesi

Gelişim Çağı Diyeti
Gelişim çağındaki gençlerin sağlıklı beslenmeleri önemlidir. Sağlıklarını kaybetmeden kilo vermelerini sağlayacak bir diyet listesini aşağıda bulabilirsiniz…
Süt Grubu 3 porsiyon
Et Grubu 11-12 porsiyon
Sebze Grubu 5 porsiyon
Meyva Grubu 4 porsiyon
Ekmek Grubu 4.5 porsiyon
Yağ Grubu 2 porsiyon
Şeker Grubu 0 porsiyon
Uyanınca
1 bardak oda sıcaklığında su için
Kahvaltı
1 ince dilim kepekli ekmek
1 kibrit kutusu kadar yağsız beyaz peynir
1 adet söğüş salatalık
1 su bardağı şekersiz süt
Kuşluk
1 porsiyon mevsim meyvesi, ya da 1 kibrit kutusu kadar yağsız beyaz peynir
1 adet galeta
Öğle
4 köfte büyüklüğünde (120 gr) et, tavuk, balık ya da 6 çorba kaşığı susuz sebze yemeği veya 6 çorba kaşığı kuru fasulye, nohut ya da yeşil mercimek
1 su bardağı kaymaksız yoğurt
1 porsiyon yağsız limonlu söğüş salata
1 ince dilim ekmek
İkindi
(15.30′da) 1 porsiyon mevsim meyvesi
(17.30′da) şekersiz çay, 1 kibrit kutusu kadar yağsız beyaz peynir, 1 adet galeta
Akşam
20.30 ya da 21.30′da
Öğle yemeğinin benzeri
1 porsiyon mevsim meyvesi
İstenirse 22.30′da
1 kibrit kutusu kadar yağsız beyaz peynir
1 galeta
Yatarken
1 bardak oda sıcaklığında su
Hızlı yağ yakma önerileri
Yazan: admin 26 Haziran 2009
Kategori: Sağlık haberleri

Hızlı yağ yakma önerileri
Nasıl egzersiz yaparak ve beslenerek kilo vereceğinizi düşünüyorsanız bu stratejik bilgiler sizlere yardımcı olabilir…
Eğer kadınsanız büyük bir muffin kek yediğiniz için muhtemelen en sevdiğiniz kotun içine giremezsiniz. Girebilenleri de kıskanırsınız.
Eğer atıştırmadan duramayan bir erkekseniz, gençliğinizdeki düz karnınızdan eser kalmamış olabilir. Daha hızlı yağ yakamaz mısınız?
Sandığınız kadar kolay olmasa da imkansız değildir.
İşte yağları yakmanızı sağlayan stratejiler..
öneri 1: “Kilo veremezsiniz. Kimse bunu duymak istemez.” Eğer jeanlerinize gerçekten girmek istiyorsanız tepeden tırnağa yağ yakmanız gerekiyor. Bedeninizdeki yağlardan kurtulmak için kendinizden başka destekçiniz yok.
öneri 2: Biraz zamana ihtiyacınız var. “Karnınızı hemen düzleştirecek kolay bir yol yok. Dikkatli beslenirseniz ve egzersizlerinizi ihmal etmezseniz, zaman geçtikçe göbeğiniz veya basenleriniz kaybolacak. Kendinize birkaç ay verin. Kilonuz hemen değişmeyebilir ancak kıyafetlerinizi giydiğinizde farkı göreceksiniz.
öneri 3: Bu biraz zalimce gelebilir. 20 yaşlarındaki gibi dümdüz bir karına sahip olmayı beklemeyin. “Yaş geçtikçe cilt elastikliğini kaybeder.” Cilt sarkıklığı göbek gibi görünebilir. Yaş geçtikçe kaslar gücünü kaybeder, metabolizma yavaşlar ve bunlarla mücadele etmek zorunda kalırız.
Yağ yakıcı egzersiz: Kalbinizi pompalayın
Kalbi çalıştıran kardiyovasküler egzersiz programı yağları yakmanızı sağlar. Yürüyüş mükemmel bir egzersizdir. Düzenli ve tempolu yürüyen insanlar yağlarından ve sarkmalardan kolaylıkla kurtulabilir. Kısa süreli yürüyüşler çok fazla etkili olmaz. Günde iki gün yürüyorsanız 3 güne çıkarın. Eğer 30 dakika koşuyorsanız bunu 45 dakika yapın.
Ara egzersizler, hafif egzersiz yapanların daha fazla yağ yakmalarını sağlar. 5 dakika yürüyüp 5 dakika koşun. Bu şekilde devam edin. Bu strateji daha fazla yağ ve kalori yakmanızı sağlayacak. Yaptığınız yürüyüş ve egzersizlerin aralıklarını sıklaştırmanız, sayısını artırmanız daha fazla kalori ve yağ yakmanızı sağlar.
Yağ yakıcı egzersiz: Ağırlık kaldırın ya da diğer güçlendirici egzresizleri yapın.
Haftada 3 kez yarım saat ağırlık çalışırsanız sarkmaları önlersiniz. Eğer başlangıç aşamasındaysanız önce sarkmaları kontrol altına almalısınız. 2 ağırlık kaldırma dersi işinize yarayabilir. Eğer sarkmaları kontrol altına aldıysanız haftada bir 2 ağırlık dersi kontrol etmenizi sağlayacaktır. Bu konuda aklınız karıştıysa ve diğer sarkan bölgelerinizin de toparlanmasını istiyorsanız eğiticinizden yardım alabilirsiniz.
Basit bie ev egzersizi: Bir süpürge alın. Tutun ve başınızın üstüne kadar kaldırın. Sağa ve sola doğru hareket ettirin. Tekrarladıkça sıkılaşmayı hissedecek ve bu hareketi seveceksiniz. Ağırlık egzersizi boyunca maksimum yağ yakmak için her egzersizi 12-15 arasında tekrarlamalısınız. Erkeklerin ise bir hareketi 8 ile 12 arasında tekrarlaması yeterli.
Yağ yakıcı egzersiz: Şınav egzersizi
Sarkmalardan kurtulmak için insanlar sürekli şınav hareketi yapmayı planlar. Bu hareket karın ve bel çevresi yağlardan kurtulmanızı sağlar. Aynı şekilde bu şekilde oturup kalkmak basenlerdeki yağları da eritir.
Nasıl yağ kaybedersiniz: Beslenmenizi gözden geçirin
Her hafta beslenmenize yağ yakan şeyler ekleyin. Bunlar acı biber, yağsız süt ürünleri ve yağsız besinler olabilir. Bazı araştırmalar bazı yiyeceklerin metabolizma hızlandırıcı etkisine dikkat çekiyor. Örneğin biberin bu tür etkisi olduğu belirlenmiş. Günlük beslenmenizde diyetinize yardımcı olacak yağsız gıdaları tercih edin. Ufak besinleri sıkça tüketmek de kilo vermenizi sağlıyor. Günde 5 kere, daha ufak porsiyonlarda yiyeceklerinizi yemek kilo vermenize yardımcı olurken, her zaman enerjik kalmanızı sağlar.


