Dünya Sigarasız Günü

Yazan: admin 31 Mayıs 2009  
Kategori: Sağlık haberleri

dunya_sigarasiz_gunu

Bugün Dünya Sigarasız Günü!

Sigara kullanımıyla oluşan önlenebilir hastalık ve ölümlere dikkati çekebilmek için WHO tarafından etkinlik günü olarak belirlenen   ‘31 Mayıs Dünya Sigarasız Günü’, örgüte üye devletlerde ve ülkemizde 1987 yılından beri kutlanıyor.

Gün nedeniyle tüm dünyada sigaranın zararlarına dikkat çekilen etkinlikler düzenlenecek.

Sigara kullanımı, halk sağlığı için ciddi sonuçları olan küresel bir sorun. Sigara tüketiminin ve sigara dumanına maruz kalmanın, ölüme, hastalıklara ve sakatlıklara neden olduğu bilimsel bir gerçek.

Dünyada 1.3 milyar kişi sigara içiyor. Başlıca tetikleyicisi sigara kullanımı olan kanserden ölen kişi sayısı yılda 7 milyon, yeni vaka sayısı 11 milyon. 25 milyon insansa kanserle yaşıyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Türkiye’de 20 milyon kişi sigara içiyor. Yılda yaklaşık 100 milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklardan hayatını kaybediyor. Türkiye’de sigara satın almak için harcanan para günde 70 milyon TL. 1960-2000 yılları arasında gelişmiş ülkelerde sigara kullanımı yüzde 23 azalırken, gelişmekte olan ülkelerde her yıl yüzde 3.4 oranında artıyor. Türkiye sigara tüketiminde Avrupa ülkeleri arasında üçüncü, dünya ülkeleri arasında da yedinci sırada yer alıyor.

Pasif içicilik sonucu dünyada 1 milyar, Türkiye’de 21 milyon çocuk evde, işyerlerinde, halka açık yerlerde tütün dumanına maruz kalıyor. Küresel Gençlik Tütün Araştırması verileri, 132 ülkede yaşayan 13-15 yaş arası çocukların yüzde 43,9’unun evde, yüzde 55,8’inin de halka açık yerlerde tütün dumanı soluduğunu gösteriyor.

Verilere göre, Türkiye’de sigara kullanımı dolayısıyla yılda 110 bin kişinin öldüğü biliniyor. Türkiye’de tütün kontrolü konusunda son yıllarda önemli gelişmeler yaşandı. 3 Ocak 2008 tarihinde kabul edilen 5727 Sayılı Kanun ile, 4207 Sayılı ‘Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’ maddeleri önemli ölçüde değiştirilmiş ve tütün ürünlerinin zararlarından korunma adına önemli bir adım atıldı.

Taksim’de buluşma var

‘Dünya Sigarasız Günü’ kapsamında bugün Taksim meydanında sigarayı bırakan ya da bırakmak isteyen herkes için bir kutlama var. Türkiye’nin sigarasız yaşam sitesi ‘sigarayason.com’un düzenlediği kutlama programında sigarasız yaşama destek verenler buluşacak. Programda bir süredir devam eden ‘Bırak, Çek, Gönder. Sen de Taksim’de Yüzünü Göster’ adlı kampanya kapsamında siteye gönderilen sigarasız yaşam ve sağlık konulu fotoğraf, mesaj ve metinler sergilenecek.

Kalori yakmanın yolları

Yazan: admin 31 Mayıs 2009  
Kategori: Diyet, Diyet makaleleri

kalori_yakmak

Kalori yakmanın yolları

Özel bir takım yiyecekler almadan veya pahalı diyet merkezlerine katılmadan sadece hayat tarzınızı değiştirerek de güvenli bir şekilde kilo vermeniz mümkün…

1- Kilo almanın en önemli nedenlerinden biri yemek aralarında atıştırmaktır. Atıştıracağınız zamanlarda bol bol su için.

2- Buzdolabınızı boşaltın. Böylece hem para harcamazsınız hem de sizi atıştırmaya iten başlıca neden yok olur.

3- Yeterince uyuyun. Böylece, yiyerek alacağınız enerjiyi uyurken toplamış olursunuz.

4- Alkol, ekmek ve karbonhidratlardan özellikle uzak durun.

5- Karanlık ortamlarda bulunmamaya ve akşamları bir saat önceden uyumaya çalışın. Eğer akşam bir şeyler izlemek istiyorsanız. Karanlık değil, aydınlık bir ortamda yapın bunu.

6- Mutlaka kahvaltı yapın. Bu size gün içinde harcamanız gereken enerjiyi verecektir ve öğlen yemeğinde çok acıkmayacaksınız.

7- Öğün aralarında yeme istedi doğduğunda, sevdiğiniz bir müziği dinleyin. Araştırmalar, müzik dinlediğinizde de sevdiğiniz bir yemeği yediğinizde de beyninizin aynı bölgesi uyarılıyor.

8- Ayakta hiçbir şey yemeyin.

9- Yeşil çay için. Araştırmalar gösteriyor ki, yeşil çay içmek vücuttaki kalorilerin yakılmasında çok etkili. Günde 3 bardak yeşil çay içmeye çalışın.

10- Yediğiniz şeye konsantre olun. Televizyon seyrederken, bir şeyler okurken ya da e-maillerinize cevap verirken yemeyin.

11- Dışarı çıkın. Günde en az 20 dakika dışarıda oturmaya ya da yürüyüş yapmaya özen gösterin. Çünkü gün ışığı yeme isteğinizi kontrol etmenize yardımcı oluyor.

12- Sağlıklı şeyler yiyin. Dışarıda yemek yediğiniz zaman çocuk mönüsü ya da sossuz salata yiyin.

13- Kendinizi çok fazla zorlamayın. Diyet programınızı yaparken 1200 kalorinin altına düşmemeye özen gösterin.

14- Bahçe işleriyle uğraşın. 1 saat bahçe işiyle uğraşmak 500 kalori yakmanızı sağlar.

15- Asansör kullanmak yerine merdivenden çıkın.

16- Ev işi yaparak da kalori yamanız mümkün. Ufak tefek ev işleriyle uğraşın.

17- İp atlayın. Bu muhteşem bir egzersizdir ve diğerlerinden daha eğlencelidir.

18- Sık ama az yiyin.

19- Çikolatayı çok seviyorsanız, her akşam bir parça (küçük tabi ki) çikolata yiyin.

20- Kendinizi sıkıntıya sokmayın, her şey beyinde biter.

Yiyerek kilo verme diyeti

Yazan: admin 31 Mayıs 2009  
Kategori: Diyet listesi

diyet_listesi

Yedikçe zayıflatan bu yöntemde, gıdalar sınıflandırılıyor…

Ağız tadından fedakarlık yapmadan vede yedikçe zayıflatan bu yöntemle, gıdalar sınıflandırılıyor. Enerji veren proteinler, glusitler ve yağlarla, enerjik olmayan vitamin, mineral, oligo elementler, lifler ve su aynı anda alınmıyor.

Burada verdiğimiz diyet programına göre, iki haftada en az 7-8 kilo verebilirsiniz.

1. Gün
Sabah  Bir dilim karpuz ve bir dilim light ekmek Öğlen  200 gram light yoğurt ve salata (istenilen miktarda) Akşam   Patates salatası; 150 gram patates, domates, biber, marul, soğan ve kimyonla hazırlanabilir. Gece Cacık; 200 gram light yoğurt ve bir adet salatalıkla yapılmış.

2. Gün
Sabah  Çay veya ıhlamur, mantarlı omlet; iki yumurta akı ve bir yumurta sarısı ile yağsız teflon tavada Öğlen  250 gram karpuz ve bir dilim light ekmek  Akşam   200 gram biftek, balık veya tavuk göğüs ile salata Gece  İki adet salatalık

3. Gün
Sabah  250 gram karpuz ve bir dilim light ekmek Öğlen  Salata ve peynirli omlet; 30 gram beyaz peynir, iki yumurta akı ve bir yumurta sarısıyla yapılmış  Akşam  Salata, light ekmek, zeytinyağlı fasulye; bir çorba kaşığı sıvı yağ kullanılarak hazırlanmış  Gece  Cacık; 200 gram light yoğurt ve bir adet salatalıkla yapılmış.

4. Gün
Sabah  Çay veya ıhlamur, 60 gram beyazpeynir, domates, salatalık ve biber Öğlen  Çılbır; iki yumurta akı ve bir yumurta sarısı ile 200 gram light yoğurtla hazırlanabilir. Akşam Salata ve 200 gram tavuk göğüs veya biftek sote (biber ve soğan eklenebilir)

5. Gün
Sabah  Çay veya ıhlamur, istendiği kadar közlenmiş biber, salatalık ve bir dilim kızarmış beyaz ekmek Öğlen  200 gram balık, tavuk göğüs veya biftekle salata  Akşam Salata, fırında veya güveçte yağsız türlü sebze; mantar, patlıcan, kabak, taze fasulye, domates, biber ve soğan kullanılabilir. Gece  250 gr. karpuz

6. Gün
Sabah  Çay veya ıhlamur, 60 gram iki kibrit kutusu ölçüsünde beyazpeynir, domates, salatalık ve biber Öğlen  250 gram karpuz ve bir dilim light ekmek Akşam Közlenmiş patlıcanla istenildiği kadar salata ve bir dilim light ekmek Gece Cacık; 200 gram yoğurt ve bir adet salatalıkla yapılmış

7. Gün
Sabah  Çay veya ıhlamur, iki adet haşlanmış yumurta Öğlen  Mantar sote, salata ve bir dilim light ekmek Akşam  250 gram karpuzla bir dilim light ekmek  Gece Cacık; 200 gram light yoğurt ve bir adet salatalıkla yapılmış

Gelişim çağı diyeti

Yazan: admin 31 Mayıs 2009  
Kategori: Diyet listesi

gelisim_cagi_diyeti

Gelişim çağındaki gençlerin sağlıklarını kaybetmeden kilo vermelerini sağlayacak bir diyet listesini aşağıda bulabilirsiniz…

Süt Grubu   3 porsiyon Et Grubu  11-12 porsiyon Sebze Grubu   5 porsiyon Meyva Grubu  4 porsiyon Ekmek Grubu  4.5 porsiyon  Yağ Grubu   2 porsiyon Şeker Grubu   0 porsiyon

Uyanınca
1 bardak oda sıcaklığında su için

Kahvaltı
1 ince dilim kepekli ekmek
1 kibrit kutusu kadar yağsız beyaz peynir
1 adet söğüş salatalık
1 su bardağı şekersiz süt

Kuşluk
1 porsiyon mevsim meyvesi, ya da 1 kibrit kutusu kadar yağsız beyaz peynir
1 adet galeta

Öğle
4 köfte büyüklüğünde (120 gr) et, tavuk, balık ya da 6 çorba kaşığı susuz sebze yemeği veya 6 çorba kaşığı kuru fasulye, nohut ya da yeşil mercimek
1 su bardağı kaymaksız yoğurt
1 porsiyon yağsız limonlu söğüş salata
1 ince dilim ekmek

İkindi
(15.30′da) 1 porsiyon mevsim meyvesi
(17.30′da) şekersiz çay, 1 kibrit kutusu kadar yağsız beyaz peynir, 1 adet galeta

Akşam
20.30 ya da 21.30′da
Öğle yemeğinin benzeri
1 porsiyon mevsim meyvesi

İstenirse 22.30′da
1 kibrit kutusu kadar yağsız beyaz peynir
1 galeta

Yatarken
1 bardak oda sıcaklığında su

Vücut enerjinizi artırın

Yazan: admin 30 Mayıs 2009  
Kategori: Sağlık

enerjinizi_artirin

Vücut enerjinizi artırın…

Enerjinizi zirvede tutmak ve hergün  bunu korumak için yiyeceklerinize dikkat etmelisiniz.Birkaç saatinizi de kendinize ayırmalısınız. İşte enerjinizi zivrvede tutmak için  öneriler…

1- Cardiff Üniversitesi’deki araştırmaya göre her gün 40 gr. buğday mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi arttırıyor ve stresi azaltıyor.

2- Sabahları duş alırken bir soğuk, bir sıcak duş alın. Önce ılık bir suyun altında durun. Ardından suyun sıcaklığıyla oynayın. Ancak başınızı suyun altına sokmamaya dikkat edin. 5 – 6 dakika bunu tekrarlarsanız, çıktığınızda kendinizi daha rahatlamış hissedeceksiniz.

3- Yapılan araştırmalara göre her dört kadından birinde demir seviyesinin düşük olduğu belirlenmiş. Bu da yorgunluk ve halsizlik yaratır. Bu yüzden daha fazla demir içeren yeşil sebze, kurutulmuş meyve ve tahıl gevreklerinden bolca tüketmelisiniz.

4- Daha bol balık, tavuk, peynir, fasulye ve yumurta yemelisiniz… Çünkü vücut için gerekli Omega 3 bu besinlerde bulunuyor. Balık tüketmek aynı zamanda vücudun seratonin salgılamasını sağlıyor. Bu hormon da beyindeki mutluluk merkezini aktif hale geçiriyor.

5- Günde 2 ya da 3 litre su içmelisiniz… Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre bu oranlarda su içmek dayanıklılığı arttırıyor, stresin azalmasına yardımcı oluyor. Ancak aklınızda bulunsun; fazlası da zararlı…

6- Dik durun. Kambur durmak kasların hızlı çalışarak, yorulmasına sebep olur. Nefes almanızı zorlaştırır. Dik konumdayken daha rahat nefes alınır, oksijen akciğerlere dolar ve böylece kanın daha rahat dolaşması sağlanır…

7- Yapılan araştırmalara göre en sevdiğiniz müzikleri dinlemek stresi hafifletiyor ve yorgunlukla daha rahat savaşmanızı sağlıyor. Bu yüzden hemen bir ipod edinin ve yürürken, çalışırken, iş yaparken müzik dinlemeyi ihmal etmeyin…

8- Dışarı çıkın. Sabah kalkınca yapacağınız ilk işiniz dışarı çıkmak olsun. Amerikalı bilimadamları doğal ışığın beyni harekete geçirdiğini ve seratonin salgılamasına yardımcı olduğunu söylüyor. Bu da mutluluğunuzu arttıracaktır.

9- Mutlaka gün içerisinde şekerleme yapın… Amerika’daki beyin sağlığı araştırmacılarına göre, 30 dakikalık kısa bir uyku bile insanların performansını olumlu yönde etkiliyor. Çalışırken kısa da olsa gözlerinizi kapatıp biraz dinlenin…

10- Vücudunuzun asit oranını dengelemeniz gerekir. Gereğinden fazla şekerli yiyecekler ve peynir aside sebep olur ve enerjiyi emer. Bu yüzden sebze ve meyve salatalarını bolca tüketin.

11- Doktorlar hayatınızdaki iyi şeyleri hatırlamanız için sizi mutlu eden şeyleri bir deftere yazmanızı öneriyor. Bunları okudukça, sizi neyin mutlu ettiğini daha iyi bulabilirsiniz…

12- Düzenli yemek yiyin. Yemekler arasındaki uzun aralıklar şekerin düşmesine, dolayısıyla enerjinizin azalmasına neden olur. Günde üç kez mutlaka yemek yiyin. Gün içerisinde muz, fındık, yoğurt yemek ideal…

13- Kaslarınızı hissederek enerji sağlayın. Mesela iki elinizi göğüs hizasında birleştirin ve birbirine doğru itin. Ardından başınızın üstüne kaldırın ve bunu 5-10 defa tekrarlayın.

14- Güne iyi bir kahvaltıyla başlayın. Süt,  150 gr. yoğurt,  1 muz, tereyağ, bal, fındık  ve cevizi karıştırıp yiyebilirsiniz. Bu karışım  güne zinde başlamak isteyenler için ideal bir karışım.

15- Nefes alıp vermenin önemini mutlaka kavrayın. Derin nefes alıp vermek, nefes yolunuzu açacak ve daha çok enerji almanızı sağlayacaktır. Her saat üç ya da dört kez derin nefes alıp verin…

16- Cep telefonunuzu kapatın… Bırakın günün birkaç saati kimse size ulaşamasın. Gerekli olduğunda iş ve aileniz için kullanın…

17- Düzenli olun. Dağınıklık sizi strese sokacaktır. Gereksiz yere panik yaparsanız, bu stresle işleriniz yolunda gitmeyecektir. Bu kaosu yaşayıp stresinizi arttırmayın…

18- Adımlarınızı arttırın. Daha fazla yürüyüş yapın, bol bol merdiven çıkın. Olabildiğince hareketli olmaya özen gösterirseniz, kanın hızlı hareket etmesini, kaslara ve organlara giden oksijenin artmasını sağlarsınız. Bu da sizi rahatlatacaktır.

19- Magnezyum almaya dikkat edin. Sebzelerde, fındıkta ve tahıllı ekmeklerde bulunan bu vitamin size zindelik kazandıracaktır.

20- Yiyeceklerdeki enerjinin hızlı emilimini sağlayan  Co-enzimQ10, vücudun ürettiği antioksidandır. Bu enzimin oluşmasını sağlayan yiyecekler de brokoli, kahverengi şeker, kepekli ürünler, soya ve fındıktır.

21- Çok kafein ve alkol uykuyu engeller ve enerji veren B vitaminini emer. Haftada birkaç kez 1 ya da 2 kadeh şarabı geçmemeye, çay ve kahve tüketimini de en aza indirmeye özen gösterin.

22- Bilgisayarla çalışırken mutlaka aralar verin. Japon araştırmacılar, bilgisayar önünde çok oturan insanlarda endişeli olma halinin arttığını, gözlerde problem yaşandığını ve beden ağrılarının çoğaldığını söylüyor.

23- Ve son olarak beyinsel anlamda rahatlamak ve yenilenmek için kendinize 20 dakika ayırın ve şunları yapmaya çalışın…

Ilık, sessiz bir yerde oturun ya da uzanın. Üzerinizde rahat kıyafetleriniz olsun ve gözlerinizi kapatın. n Nefes alışverişinize odaklanın ve nefesinizin rahat olmasını sağlayın. n Kendinizi nehir kenarında, yeşil çimenlerin üzerinde düşünün. Güneş parlıyor, kuşlar cıvıldıyor ve siz suyun akışını duyuyorsunuz. n Suyun içinde ayağa kalkıyor, yüzünüzü güneşe dönüyorsunuz. Güneşin sizi enerjiyle doldurduğunu hissediyorsunuz. Derin bir nefes alıp, bu enerjinin içinize işlemesini sağlıyorsunuz. n Vücudunuzun ve düşüncelerinizin pozitife dönüştüğünü hissettiğinizde yavaşça gözlerinizi açıyorsunuz…

Zayıflatan yiyecekler

Yazan: admin 30 Mayıs 2009  
Kategori: Diyet

zayiflama1

Zayıflatan Yiyecekler

Yağ oranı düşük birçok moda diyetler zayıflatma vaad ederler. İki ya da üç hafta moda olan diyeti yaptıktan sonra hemen zayıflayacağınızı ya da böyle kalacağınızı düşünüyorsanız oldukça iyimsersiniz.

Bu tür bir programlarda ilk iki haftayı takip eden diğer haftalarda da zayıflamaya devam edersiniz ancak size birşeyler olmaya başlar. Kendinizi tembel, uyuşuk hissedersiniz, diyetinizde olmayan yiyecekleri tüketme isteği duyarsınız ya da daha iyimser bir deyişle midenizin büzüldüğünü, umutsuzluğa kapıldığınızı ve diyet kurallarına hapsolduğunuzu düşünebilirsiniz.

Kilolu olduğunu düşünerek diyet yapmak oldukça zordur. Çoğu diyet yiyecekleri kilo vermeyi sağlayabilir ancak metabolizmanız normal besinlere de ihtiyaç duyar. İşte önerilen 5 yiyecek metabolizmanızın işleyişini bozmadan, vücudunuzun enerji kullanma yeteneğini artırarak sağlıklı kiloda olmanızı sağlar.

1. Bozanın da Hammaddesi Akdarı: Tüm tahıllar yararlıdır ancak akdarı olarak bilinen tahıl daha yararlıdır. Protein, lif, B complex vitamin içerir ve kolayca sindirilir.

2. Kuşkonmaz: Zayıflarken klorofil bakımından zengin kuşkonmaz gibi gıdalar tüketmeniz önerilir. Kuşkonmaz folikasit, A, C, K vitaminleri bakımından zengindir ve lif kaynağıdır. Ayrıca, inulin (insülin ile karıştırılmamalıdır) olarak bilinen büyük bağırsaktaki yararlı bakteri oluşumunu destekleyen bir karbonhidrat da içerir.

3. Nar: Zayıflarken nar gibi taze meyve tüketimine de önem verilmesi gerekir. Nar, kanserden korur ve antioksidan özelliği ile oldukça yararlı bir meyvedir. Nar yemek ya da nar suyu içmek yararlı olabilir ancak çok fazla nar suyu tüketmemeye dikkat edin. Meyvelerin daha yararlı olması için sadece suyunu tüketmek yerine lif özelliğinden de yararlanmanız için yemeniz önerilir.

4. Çam fıstığı: çam fıstığı çam ağaçlarında bulunan ve yenilebilen önemli bir kuruyemiştir. Genellikle dolmalarda kullanılan çam fıstığı mide, ince ve kalınbarsakları korurur. Çam fıstığı yağı da sindirime yardımcıdır. Çam fıstığı ve bu tür kuruyemişler zayıflarken iştahınızı dengeleyen ve metabolizmanızı canlandıran yiyeceklerdir.

5. Yeşil çay: Kahveye ve kafein içeren diğer içeceklere harika bir alternatif. Çok az kafein ile yararlı antioksidan içerir.

Sağlıklı bir diyet tavuk göğsü, mercimek gibi tahıllar, meyve ve sebzeler gibi yağsız proteinlerde içerebilir. Moda diyetler kısa sürede büyük oranda zayıflatma vadetselerde, kısa bir süre sonra kilo alacağınızı da belirtmeleri gerekir.

İhtiyacınıza göre bu besinlerden günlük öğünlerinizde azar azar tüketin. Şişmanlatan yiyeceklerden uzak durun, yavaş yavaş çiğneyin ve diyet planınıza bu yiyecekleri mutlaka dahil edin.

Zayıflatan Yiyecekler

Yağ oranı düşük birçok moda diyetler zayıflatma vaad ederler. İki ya da üç hafta moda olan diyeti yaptıktan sonra hemen zayıflayacağınızı ya da böyle kalacağınızı düşünüyorsanız oldukça iyimsersiniz.

Bu tür bir programlarda ilk iki haftayı takip eden diğer haftalarda da zayıflamaya devam edersiniz ancak size birşeyler olmaya başlar. Kendinizi tembel, uyuşuk hissedersiniz, diyetinizde olmayan yiyecekleri tüketme isteği duyarsınız ya da daha iyimser bir deyişle midenizin büzüldüğünü, umutsuzluğa kapıldığınızı ve diyet kurallarına hapsolduğunuzu düşünebilirsiniz.

Kilolu olduğunu düşünerek diyet yapmak oldukça zordur. Çoğu diyet yiyecekleri kilo vermeyi sağlayabilir ancak metabolizmanız normal besinlere de ihtiyaç duyar. İşte önerilen 5 yiyecek metabolizmanızın işleyişini bozmadan, vücudunuzun enerji kullanma yeteneğini artırarak sağlıklı kiloda olmanızı sağlar.

1. Bozanın da Hammaddesi Akdarı: Tüm tahıllar yararlıdır ancak akdarı olarak bilinen tahıl daha yararlıdır. Protein, lif, B complex vitamin içerir ve kolayca sindirilir.

2. Kuşkonmaz: Zayıflarken klorofil bakımından zengin kuşkonmaz gibi gıdalar tüketmeniz önerilir. Kuşkonmaz folikasit, A, C, K vitaminleri bakımından zengindir ve lif kaynağıdır. Ayrıca, inulin (insülin ile karıştırılmamalıdır) olarak bilinen büyük bağırsaktaki yararlı bakteri oluşumunu destekleyen bir karbonhidrat da içerir.

3. Nar: Zayıflarken nar gibi taze meyve tüketimine de önem verilmesi gerekir. Nar, kanserden korur ve antioksidan özelliği ile oldukça yararlı bir meyvedir. Nar yemek ya da nar suyu içmek yararlı olabilir ancak çok fazla nar suyu tüketmemeye dikkat edin. Meyvelerin daha yararlı olması için sadece suyunu tüketmek yerine lif özelliğinden de yararlanmanız için yemeniz önerilir.

4. Çam fıstığı: çam fıstığı çam ağaçlarında bulunan ve yenilebilen önemli bir kuruyemiştir. Genellikle dolmalarda kullanılan çam fıstığı mide, ince ve kalınbarsakları korurur. Çam fıstığı yağı da sindirime yardımcıdır. Çam fıstığı ve bu tür kuruyemişler zayıflarken iştahınızı dengeleyen ve metabolizmanızı canlandıran yiyeceklerdir.

5. Yeşil çay: Kahveye ve kafein içeren diğer içeceklere harika bir alternatif. Çok az kafein ile yararlı antioksidan içerir.

Sağlıklı bir diyet tavuk göğsü, mercimek gibi tahıllar, meyve ve sebzeler gibi yağsız proteinlerde içerebilir. Moda diyetler kısa sürede büyük oranda zayıflatma vadetselerde, kısa bir süre sonra kilo alacağınızı da belirtmeleri gerekir.

İhtiyacınıza göre bu besinlerden günlük öğünlerinizde azar azar tüketin. Şişmanlatan yiyeceklerden uzak durun, yavaş yavaş çiğneyin ve diyet planınıza bu yiyecekleri mutlaka dahil edin.

19 Kilo nasıl verdi?

Yazan: admin 30 Mayıs 2009  
Kategori: Diyet makaleleri

19_kilo_zayifladi

19 Kilo nasıl verdi…

Tatlı cadı dizisiyle ünlenen 33 yaşındaki Melissa Joan Hart, 19 kilo zayıflayarak 70 kilodan 51 kiloya nasıl düştü?

Geçen yaz Californiya’nın güney sahillerinde fotoğraflanan ve aldığı kilolar nedeniyle korkunç görünen Melissa Joan Hart, nasıl zayıfladığını anlattı ve bikinili pozlar dahi verdi.

Sabrina, “internette nasıl bu kadar kilo aldığımı tartışan yazılar görüyorum. Herkes aşırı derecede kilo aldığımı düşündü. Çok zalimce eleştirildim” diye belirtti. 3 yaşındaki oğlu Mason ve 14 aylık oğlu Braydon’ı dünyaya getirdikten sonra aldığı hamilelik kilolarından kurtulamayan ünlü yıldız, Course of Nature’ın başındaki şarkıcı 32 yaşındaki Mike Wilkerson ile evli.

Hart, insanların ünlüleri doğumdan hemen sonra çoğu zaman skinny jeanleriyle gördüğünü ve bu nedenle kendisine şaşırdıklarını belirterek, “Hollywood bu konuda büyük bir baskı unsuru” dedi.

Son olarak 19 kilo zayıflayarak vücudunu en mükemmel şekilde şekillendirmeyi başaran genç yıldız, annesinin 7 çocuk sahibi olduğunu ve hala zayıf olduğunu belirtti. Annesi Hart’a 2 yaşında oğlu olan ve buna rağmen zayıf görünen yakın arkadaşı aktris Jamie Pressly’den ilham almasını söylemiş. Hart, “Çocuklarımın olması kilolu olmamı gerektirmezdi. Ve kendime dikkat etmeye ve tekrar eski günlerdeki gibi zayıf olmaya karar verdim. Eski halime dönebilmek için 14 ay sıkı çalıştım. Bu bir mucize değil, herkes gibi ben de zorlandım. Aslında çocuklarımdan ayrı zaman geçirmek istemedim ama zayıflamam gerekiyordu” diye belirtti.

Bikini vücuduna kavuşan Hart, beslenme uzmanı Derek Johnson’ın yardımıyla beslenme şeklini değiştirdi. Aynı zamanda Mark Harari ile jimnastik çalıştı.

Şimdi nasıl hissediyor?  “Harika hissediyorum” diyen genç yıldız, “Kendimi kanıtlamak zorundaydım ve başardım. “

Zayıflamaya yardımcı bitkiler

Yazan: admin 29 Mayıs 2009  
Kategori: Diyet

tere_tohumu

Herkesin beslenme programına ve alışkanlığına sahip olduğunu belirten Dr. Ender Saraç, yaza girerken formda kalmanıza yardımcı olacak ipuçları verdi…

Kilo vermeye yardımcı  bitkiler:

1- Tere tohumu: Metabolizmanın canlanmasına yardımcı olur. Tiroidi tembel kişilerde daha verimli çalışmasına yardımcı olabilir. Hızlı kilo vermeye yardımcıdır.

2- Funda yaprağı: Zayıflamaya ve yağların vücut tarafından daha iyi yakılmasına yardımcı olur. Hızlı kilo vermeye yardımcıdır.

3- Yeşilçay: Güçlü antioksidandır. Metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeye, bağırsaklardaki yararlı bakterileri artırarak sindirime yardımcı olur.

4- Zencefil: Alınan besinlerin daha iyi sindirilmesine yardımcı olur.

Ender Saraç’tan yaz için buzlu çay tarifi;
1,5 litre su içine 1 tatlı kaşığı iyi kalite yeşil çay atılıp 2-3 dakika kaynatın. Ilıdıktan sonra içine 2 tatlı kaşığı bal, yarım tatlı kaşığı limon ekleyin. Soğuyunca bol buz ve 5-6 adet taze nane yaprakları ekleyin. Bir termosa koyarak her zaman soğuk tüketebilirsiniz.

Azaltmanız gereken 7 besin!
Beyaz un ve şeker
Kızartma
Ağır yağlı şarküteri ürünleri
Kaymak ve deriler
Yağlı katkılar ve soslar
Şekerli ve şeker eklenmiş içecekler
Fazla tuz

Köyler kene alarmında

Yazan: admin 29 Mayıs 2009  
Kategori: Sağlık haberleri

kene_alarmi

Köyler kene alarmında…

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Md. Yrd. Mehmet Ali Torunoğlu, kene riskinin 15 ilde bin 200 köyde olduğunu söyleyerek, ’Vakaların yüzde 95’i bu bin 200 köyde. Şehirlerde risk yok. Şehirlerdeki keneler KKKA hastalığına neden olmuyor. Şehir merkezlerindekiler rahat olsun’ dedi…

Torunoğlu, KKKA’nın neden olduğu panik nedeniyle geçtiğimiz yıl 283 bin kişinin sağlık kurumlarına başvurduğunu belirterek, “283 bin kişiden bin 315’inde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne rastlandı. Bunlardan maalesef 63’ü hayatını kaybetti” dedi.

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Torunoğlu, yaptığı açıklamada Sağlık Bakanlığı’nın kene ile etkim bir şekilde mücadele ettiğini bildirdi. 2009 yılı Şubat ayından başlamak üzere hastalığın en çok görüldüğü 15 ilde yüksek bin 200 riskli yerleşim biriminde 150 bin haneye ulaşıldığını kaydeden Torunoğlu, “Yaklaşık 600 bin kişi yüz yüze eğitilmiş, el broşürleri bırakılmış ve her eve bir adet yüzde 05’lik permetrin içeren solüsyon ücretsiz olarak dağıtılmıştır. Riskli bölgelerde dağıtılmak üzere yüzde 05’lik permetrin emdirilmiş giysi dağıtılmasına yönelik hazırlıklar devam etmektedir. Saha ziyaretlerinde kullanılmak üzere 20 dakikalık eğitim filmi hazırlanmıştır” dedi.

Riskin aralarında Tokat, Çorum, Yozgat, Sivas, Samsun, Kastamonu ve Karabük başta olmak üzere Orta Karadeniz ve Orta Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaştığını bildiren Torunoğlu, “Vakaların yüzde 95’i bu bin 200 köyde. Şehirlerde risk yok. Şehirlerdeki keneler KKKA hastalığına neden olmuyor. Şehir merkezlerindekiler rahat olsun” dedi.

Torunoğlu, KKKA’nın neden olduğu panik nedeniyle geçtiğimiz yıl 283 bin kişinin sağlık kurumlarına başvurduğunu belirterek, “283 bin kişiden bin 315’inde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne rastlandı. Bunlardan 63’ü hayatını kaybetti” dedi. Virüsü taşıyan kenelerin nemli iklimlerde de yerleşemediğinden denize yakın bölgelerde hastalığın görülmediğini belirten Torunoğlu, “Bodur orman ve tarlaların iç içe olduğu ve hayvanların orman içerisinde otlatıldığı kırsal bölgelerde bu keneler yoğun olarak bulunmaktadır. Vakaların tamamına yakını kırsal bölgede yaşayan veya geçici bir süre bu bölgede bulunanlardan oluşmaktadır. Kırsal alana gitmemiş ve sadece şehirde bulunmuş hiçbir vaka yoktur” dedi.

Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Torunoğlu, şehirlerdeki panik havasının aksine köylerde ise keneye ilişkin daha fazla farkındalık oluşması gerektiğini belirterek, “KKKA vakalarının ve ölümlerin genelinde kenenin tutunmasının geç fark ediliyor. Kenenin kaldığı süre ne kadar artarsa o kadar kötü. Çoğu zaman sağlık kurumunda anlatılan hikayeden kene olabileceği düşünülüyor” dedi. Kırsal alanda kene öldürücü sprey dağıtıldığını kaydeden Torunoğlu, “Bu spreyi elbisenizin üzerine sıkıyor, 2 saat kurumasını bekliyorsunuz. Daha sonra 3-4 hafta boyunca bu elbisenin üzerine gelen kene size ulaşamadan ölüyor” dedi.

“İnsanların bir iş elbisesi olmalı’ mantığının yerleşmesi gerektiğini ifade eden Torunoğlu, “İlaçlanmış elbiseyi giyerek tarlanıza gidin ve günlük kene kontrolünü ihmal etmeyin” dedi.

KKKA’dan korunma için henüz etkin bir aşı bulunmadığını ifade eden Torunoğlu, “Hastalığın tedavisinin esasını da destek tedavisi oluşturmaktadır. Ülkemizde öncelikle hiperimmün serum ve sonrasında da aşı üretilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Bu durumda kişisel korunma tedbirleri büyük önem taşımaktadır” dedi.

Tasarruflu ampuller sağlığı tehtit ediyor

Yazan: admin 29 Mayıs 2009  
Kategori: Sağlık haberleri

tasarruflu_ampul

Tasarruflu ampuller sağlığa zararlı…

Elektrik faturalarında büyük düşüşler yaratan tasarruflu ampuller sağlığı tehdit ediyor..

Sakarya Ün. Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Çerezci, tasarruflu ampullerin cep telefonuna yakın radyasyon yaydığını söyledi.

Prof. Dr. Çerezci, “Tasarruflu ampulün yaydığı radyasyon, 20 santimetrelik alan içinde 10- 15 birim arasında değişmektedir. Cep telefonlarında ise bu oran 15- 20 birim olmak gerçekleşmektedir” dedi.

`Elektromanyetik Dalgaların Biyolojik Yapılarda Etkileşim ve Etkileri ile Güvenlik Önlemleri 2009 Çalıştayı’, Akdeniz Üniversitesi Oblia Salonu’nda gerçekleşti. İki oturumda gerçekleşen çalıştayın ilk bölümünde konuşan Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Şeker, eletromanyetik radyasyonun kişilerde göz yanmaları, baş ağrıları, asabiyet ve uzun vadede bağışıklık sisteminde zayıflatıcı etkilere neden olduğunu kaydetti. Elektromanyetik kirliliğin duyulamaz ve görülemez olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Şeker, uzun süreli cep telefonu kullanımının kalıcı duyma bozuklukları, kan beyin bariyerinin zedelenmesi, kalp rahatsızlıkları, sperm sayısında azalma, lenfoma kanseri, genetik yapının bozulması gibi etkileri olduğunu söyledi.

`BAZ İSTASYONUNUN BULUNDUĞU BİNA ŞANSLI’

Yapılan araştırmalara göre cep telefonlarının yayılan elektromanyetik dalga boyuyla 5 yaşındaki bir çocuğun kafatası çapının aynı ölçüde olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şeker, cep telefonlarının çocukların doğal gelişimini etkilediğini söyledi. Cep telefonlarının yaydığı elektromanyetik radyasyon oranının, görüşmelerin bağlanma aşamasında en yüksek düzeye çıktığını ifade eden Prof. Dr. Şeker şöyle konuştu:

“Cep telefonlarının yaydığı radyasyondan korunmak için baz istasyonlarının sayısının artırılması daha doğru bir yöntemdir. Kamuoyunda binalarda kurulan baz istasyonlarına karşı anlaşılabilir bir tepki var. Ama radyasyon yayılım şemasına göre baz istasyonun bulunduğu bina en şanslı bina. Çünkü baz istasyonundan yayalan dalgalar çevreye doğru genişliyor. Bu noktada da en az etkilenen iyi bir yatımıla istasyonun bulunduğu bina oluyor” diye konuştu.

`UYURKEN TELEVİZYONU AÇIK BIRAKMAYIN’

Uyurken televizyonu açık bırakmak gibi elektromanyetik radyasyona maruz kalınması durumunda uyku sırasındaki bakım hizmetlerinde gecikme olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Şeker, “Gece uykusunda elektromanyetik radyasyona maruz kalan kişide rüya görmede azalma, kafa ve yüzde yanma hissi ortaya çıkıyor” dedi. Prof. Dr. Şeker, masa üstü bilgisayarların radyasyon bakımından dizüstü bilgisayarlara göre daha az zararlı olduğunun altını çizdi.

`TASARRUFLU AMPUL RADYASYON YAYIYOR’

Sakarya Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Çerezci ise, tasarruflu ampullerin yaydıkları radyasyon nedeniyle tercih edilmemesi gerektiğini söyledi. “Cep telefonları kadar olmasa da, markası ne olursa olsun tasarruflu ampuller yerine akkorlu ampuller tercih edilmeli. En azından çocukların odasında akkorlu ampuller kullanılmalı” diye konuşan Prof. Dr. Çerezci, kamuoyundaki infialdan ötürü tartışmalar baz istasyonu odaklı yapılırken, evlerin içerisinde dikkatsiz kullanım sonucu oluşan elektromanyetik dalgaların geri planda kaldığını vurguladı.

`TAVANA BAKACAK ŞEKİLDE TAKILSIN’

Düşük tavanlı evlerde tasarruflu ampul kullanımının, daha riskli olduğunu kaydeden Prof. Dr. Çerezci, “Tasarruflu ampulün yaydığı radyasyon, 20 santimetrelik alan içinde 10- 15 birim arasında değişmektedir. Cep telefonlarında ise bu oran 15- 20 birim olmak gerçekleşmektedir” dedi. Tasarruflu ampullerin avizelere tavana bakacak şekilde takılması halinde, ışığın tavandan yansımasına bağlı olarak elektromanyetik etkinin azalacağını kaydeden Prof. Dr. Çerezci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın enerji verimliliği programı çerçevesinde tasarruflu ampul kullanımının özendirmesinin ise yanlış olduğunu savundu. Prof. Dr. Çerezci, “Belki kazanç sağlanacak ama, bu iyi bir yönlendirme değil. Gelecek nesillerin sağlıklı yetişmesi için ortam hazırlamayı düşünüyoruz. Elektromanyetik kirlilik bugün için insan sağlığını tehdit eden bir risk faktörü oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü de bunun altını çiziyor” şeklinde konuştu.

Sonraki sayfa »